>


otizm postası

16/5/2008 - hiperleksi

Dr. Levent SÜTÇÜGİL

           Erken gelişen okuma becerisi ve buna eşlik eden dil problemleri, öğrenme ve sosyalleşme yeteneğinde sorunları olan bir grup tanımlanmıştır. Bu tip çocuklar kliniğimize çeşitli şikayet ve ön tanılar ile başvurmaktadırlar. Bunlar arasında; otizm, davranış bozuklukları, dil problemleri ve dahi çocuk vardır. Erken okuma yeteneği genelde ezbere öğrenme tarzındadır. Başlangıçta okudukları anlamadıkları, anlamanın geriden geldiği anlaşılmaktadır. Bu tuhaf öğrenme stilleri dikkat çekicidir.

          1967 yılından bu yana bu konuda çok az çalışma yayınlanmıştır. Önceki araştırmacılar hiperleksi tanımını, formal bir eğitim almadan 5 yaşından önce okumayı öğrenen ayrıca dilde ve sosyal ilişkilerinde güçlük olan bir grup olarak tanımlamışlardır. Cohen ve arkadaşları 1987 yılında, hiperleksiyi, disleksinin (sadece yazma dili anlamayla ilişkili) aksine,  hem konuşma hem de yazmayla ilişkili ağır bir dil bozukluğu olduğunu öne sürmüşlerdir. Richman ve Kitchell 1982 de bu tip çocuklarda üstün bir işitsel ve görsel hafızaya sahip olduklarını ayrıca yalın kelimeleri bir makale içinde olmasına göre daha iyi tanıdıklarını söyledi. Bu çocuklarda kategorize etme güçlüğü vardır ve cümle içindeki yapısal ve anlama ilişkin ip uçlarını yakalamakta güçlük yaşarlar. Bu gözlemlerden bu çocuklarda bilginin izole küçük parçalar halinde depolandığı hipotezi ortaya atılmıştır.

          Chicago’da Center for Speech and Language Disorder ‘da yapılan çalışmalarda bu grupla ilgili dört parametre incelenmiştir.

1.     Okumaya erken başlama

2.     İlginç dil öğrenme bozuklukları

3.     Sosyalleşmede problemler

4.     Gelişim öyküsü.  

1- Okumaya Erken Başlama: En önemli komponent kelimeleri dekode (tanıması) edebilmesidir. Bu ana-baba tarafından öğretilmez ve 18-24 ay arası bu tarzda kelimeleri ve sayıları erken tanıması şaşkınlıkla karşılanır. 3 yaşına kadar yazılı kelimeleri tanır ve okurlar. Bazen konuşma tamamlanamadan da meydana gelebilir. Çocuklar kelimelerden büyüleyici bir tarzda etkilenirler.

2. İlginç Dil Öğrenme Bozuklukları: Bu çocuklardan konuşabilenleri (bu tipe nonverbal hiperpleksi denir.) aşağıdaki özelliklerin hemen hepsini taşırlar.

a-     İlk heceleme ve konuşma denemeleri ekolaliktir.

b-     Harflere, sayılara ve şarkı sözlerine karşı iyi bir işitsel hafızaları olduğu gibi iyi bir görsel hafızaları da vardır.

c-      Tek kelimeleri anlamaları cümleyi anlamalarına göre daha iyidir.

d-     Gestalt işlemleme

e-     Tekrarlayıcı ve basma kalıp konuşmaları vardır ve konuşmanın içeriğinde sık sık kendilerine has kelime ve cümlecikler kullanır.

f-       Konuşması normal bile olsa konuşmayı başlatma ve sürdürmede sorunları vardır.

3. Sosyalleşmede Problemler: Bu grup bozukluklar dili anlamadaki zorlukla ilişkili olabilir. İncelenen gruptaki çocuklarda aşağıdaki davranışlardan bazıları herhangi bir anda tespit edilebilir. Bunlar; uyumsuz davranışlar, ritüalistik davranışlar, aynılıkta aşırı ısrar (konunun devamında bahsedilecek), Bir duygusal durumdan diğerine geçişde zorlanmalar, öfke nöbetleri, Yaygın anksiyete ve özgün korkular, gruba uyumda zorlanma, yaşıtlarıyla arkadaşlık kuramama, yüksek sesli makinelere karşı duyarlılıktır.

          Dilde gelişme oldukça bu davranış patolojilerinde de azalma olmaktadır.  Bu çocukların bir kısmı otistik bozukluğa benzer ancak 2-3 yaşında gelişen dil becerileri ile bu gruptan ayrılırlar.  

4. Gelişim Öyküleri: Aşağıda sayılan altı madde bu grupta sıklıkla gözlenir.

a-     Bunlar çoğunlukla erkektir.

b-     18 ay ve 2 yaşına kadar normal gelişmişken, bundan sonra bir gerileme gösterirler.

c-      Normal bir heceleme (speech) anormal bir prozodi ile beraberdir.

d-     Bazılarında silik nörolojik bulgular olsa da genelde nörolojik bulgu vermezler.

e-     Hepsinde davranışsal ve sosyal anormallikler varken bazılarında self-stimulasyonlar gözlenir.

f-       Dili anlamada sorun yaşarlar.

g-     5 yaşından önce okurlar ve kelimeler karşısında büyülenmiş gibi bir davranış gösterirler.

Tartışma

          Tüm hiperpleksik çocuklarda verbal sinyalleri tanımasıyla ilişkisiz olarak kelimeleri bütün olarak tanır.  Bazı hiperleksik çocuklar kelimeyi daha önce bir yerde görmeseler de okuyabilirler. Bazıları logolara düşkündürler. Elliot ve Needleman (1976) bu grubun yazılı dili okuma yeteneklerinin doğuştan geldiğini söylemişlerdir.  

Dil Patolojistleri (speech and language pathologist) bu grup çocuklarla çeşitli yaşlarda ve çeşitli semptom örüntüleriyle karşılaşırlar. Bunlardan bazıları non-verbal ve küçük iken bazıları verbaldir. Bu çocukların işitme kayıpları, mental retardasyon, duygulanım bozuklukları ve otizmden ayırt edilmelidir. Hastalığın doğasını ne kadar iyi tanımlarsak bu grubun eğitimlerini de o kadar iyi planlayabiliriz.

a-    Geçmiş öykü :

Tanısal değerlendirme ebeveynden alınacak ayrıntılı anamnez ile başlar. İlk ipucu çocuğun erkek olmasıdır. Bundan sonraki sorularda ebeveyne çocuklarını neden görüşmeye getirdikleri olmalıdır. çocuk çok mu zeki? yoksa kaygı duyulan başka bir konumu var. Konuşmayla yada davranışla ilgili sorunlar olabilir. İkinci soru onu bu duruma getiren bir neden biliyor musunuz? dur.

          Bundan sonraki soru diğer çocuklara göre üstün olduğu konular varmı dır? Olmalıdır. Genelde ailenin dikkatini çeken özellikle görsel alanda çabuk öğrenme göstermeleridir. Ayrıca motor koordinasyonları da iyidir. Aile bundan hızlı koştukları ve herhangi bir şeye çok çabuk tırmanabildiğinden bahseder.

          Ayrıca harflere ve rakamlara özel bir ilgisi olup olmadığı sorulabilir.

          Gelişimi ayrıntılı olarak sorgulanmaladır. Özellikle Tip 1 e dahil olan grupta önemli bir bulgu yoktur. (Bazı zamanlar kulak enfeksiyonu gibi hastalık hikayeleri bulunabilmektedir.)

          Dil gelişiminin özel bir önemi vardır çünkü kendilerine has bir dil gelişimleri vardır. Ebeveyn genelde ilk kelimelerini 12. ayda söylediklerini belirtirler ve bu kelimeler genelde tren, kamyon, araba gibi kelimeler olur. Aile bireyleri bunlardan sonra söylenir.

          Harfler ve sayılarla çok ilgilendikleri hatta bunlar karşısında büyülenmiş gibi davranıldıkları söylenir. Sayıları ve alfabenin harflerini sayabilirler, kolayca şarkıları ezberleyebilirler.

          Dilde 18 ayda bir gerileme olur. Ve bu 24. aya kadar sürer. Çok sık rastlanılmasına karşın sebep açıklanamamıştır. Bu grupta dil gelişimi normal yaşlarına göre daha geç gerçekleşir.

          Yine görüşmede anne-babaya kelimeleri onlardan farklı kullanıp kullanmadığı sorulabilir. Yüksek bir ses tonunda mı konuşuyor yoksa konuşması şarkı söyler gibi melodik mi? Senle ben zamirlerini karıştırır mı? Çocuğunuz “Wh” ile başlayan Kim? Nerede? Niçin? Gibi soruları anlamada zorluk çeker mi? Gibi sorular da aileye sorulmalı ve ilgili patoloji değerlendirilmelidir.

          Görsel Öğrenmede ayrıntılı sorgulanması gereken diğer alandır. Henüz oku bilmiyorsa bunların harflere ve sayılara olan ilgileri değerlendirilmelidir. Bu çocuklar görsel mekanik oyuncakları severler. Özellikle tren gibi oyuncakları. Diğer bir uğraşları televizyon seyretmektir. Özellikle Çarkı Felek gibi programları izlerler.  Bu program bu çocuklar için ideal bir programdır, çünkü içinde çok fazla sayıda harf, sayı ve kelime vardır.

          Davranışsal ve sosyal alan sorgulanacak son alandır. Özellikle yüksek sesli ev makinelerine ilgisi sorulmalıdır. Elektrikli süpürge gibi aletlere hayranlıkla inceleyebilir yada bunlara aşırı tepki gösterebilir. Evdeki eşyaların aynı yerlerde kalması konusunda ısrarcı davranırlar. Yine bir yere giderken hep aynı yolu kullanmak isterler başka bir yoldan gitme konusunda direnirler. Öfke patlamalarında sözel olarak sakinleşmezler, bir şekilde dikkatini başka bir tarafa çekilmeye çalışılmalı yada müzik kullanılmalıdır.

          Arkadaşlarının olup olmadığı sorgulanmalıdır. Genellikle arkadaşları yoktur. Oyun oynayan yaşıtlarının yanına gitse bile nadiren bir konuşma veya ilişki başlatabilir.

          Dinlemede seçicilik gösterirler. Yanındaki bir şeyi dinlemiyorken diğer odada ilgilerini çekebilecek hafif bir sesi işitebilirler. Dinlemedeki bu seçicilik hastalıkta karakteristiktir.

          Görüşmede zeki ve sevimli bir görünümleri vardır. Oyuncaklarla oynarken mekanik olanları yada puzzle’ı tercih edeceklerdir. Tahtaya yazı yazmaktan hoşlanacaklardır, yazdıkları oyuncakların üzerinde ki logolar olabilir.

          Muayene ve testler üç alanı sorgulamalıdır. A- okuma düzeyi, B- Görsel öğrenme yeteneği, C-Dili algılaması ve kullanması.

          Basit kelimeler sorularak okuması değerlendirilmeye başlanır. Bilirse daha karmaşık kelime cümle ve paragraflara geçilmelidir. Okuma değerlendirilmesi bir uzman tarafından değerlendirilmelidir. Okuduğu konudan sorular sorulabilir. Özellikle paragrafta geçen “Wh” ile başlayan cümleler yada konu içinden boşluk doldurmalar gibi.

Görsel değerlendirmeler için en iyi test psikometrik testlerdir. Bu çocukların ince motor becerileri iyidir ve bu özelikleriyle de Aspergerden ayrılırlar.

          Dil becerisinde ise alıcı, algılayıcı ve ifade edici komponentlerine bakılmalıdır. Burada yazılı harflerin okunması istenebilir yada söylenenleri yazması istenebilir. Yine bazı cisimlerin isimleri sorulabilir. Bunların değerlendirilmesi için Zimmerman Pre-Scholl Language Scale kullanılabilir. Yine 5 yaşından büyük çocuklar için Auditory Tests of the Illinois Test of Psycholinguistic Abilities kullanılabilir. Bu testle işitsel ve görsel alanlar değerlendirilebilir.

HİPERLEKSİ SENDROMU, YÜKSEK İŞLEVLİ OTİZM VE

 ASPERGER SENDROMU

          Burada bu tip çocukları Yüksek İşlevli Otizmden, Asperger Sendromundan ayıranın ne olduğunu değerlendirdik. Diğer bir soruda bunların Yaygın Gelişimsel Bozukluğun bir alt tipi olabilecekleriydi. Bu vakadan sonra daha önceden başvurmuş erken okuma becerisi kazanan, dil yeteneğinde bozukluk olan ve ayrıca sosyal ilişkilerinde ve davranışlarında bazı sorunları olan benzer vakalar tekrar değerlendirmeye alındı. Basılmış yayınlardaki benzerlikler dikkatimizi çekti (Richman and Kitchell 1981, Cohen, Campbell and Gelardo 1987, Healy ve ark. 1982).

          Bu makale Hiperpleksi Sendromu özellikleri gösteren 20 çocuğun gelişimleri ve aile görüşmeleri mevcuttur. Ailelerde kullanılan testler, altı aylık intervallerde semptomların değişimi değerlendirilmiştir. Aileler tıbbi kayıtlardan da yardım alabilmişlerdir. Çalışmamızdaki çocukların %75’i benzer özellikler taşımaktaydılar. Bu sonuçları literatür yardımıyla Yüksek İşlevli Otizm ve Asperger Sendromu özellikleriyle  karşılaştırdık.

          Çocuklarda 5 yaşından önce okumayı öğrenme şartı aradık. Ancak okuma özelliklerinde bireysel farklılıklar tespit ettik. Bazı çocuklar çok erken yaşta “dekode” edebiliyorken, bir grup (sight readers) gördüğünü önce sadece okumaya başlayıp sonra fonotik özellikleri öğrenmekteydiler, diğer bir grup ise önce tek kelimeleri okumaya başlar sonra cümleleri okumaya başlar fakat içindeki önemsiz küçük kelimeleri atlayabiliyordu. Okuduğunu anlama sözel dil ile ilişkilidir. Erken yaşlarda yazılı soruları ve bilgileri daha iyi yanıtlarlar. Erken okuma, yüksek işlevli otistik bozuklukta da görülebilirken, Asperger Sendromlu vakalarda nadiren bahsedilmiştir.

          Çalışmamızda deneklerin çoğunda benzer bir dil öğrenme yeteneği gözlemledik. Çoğunda ilk kelimeler 12-18 aylarda söylendiği, bunların yarısında bu kelimelerin unutulduğu ve 2. yaşına kadar yeni bir başlangıç göstermediği görüldü. Erken heceleme ve konuşma girişimleri ekolalikti. Dil iri parçalar, cümlecikler hatta diyaloglar tarzında öğrenilir. Konuşma sterotipik aksan, perseverasyon, zamirlerin ters kullanılması ve idiyosenkratik kelime ve cümlecikler kullanma gibi yapısal ve içerikle ilgili anormallikler taşır. Kelimelerin somut anlamları anlaşılır. Pek çok hiperleksik çocuk 4,5-5 yaşlarında dil gelişimlerinde ilerleme gösterirlerken sosyal iletişimdeki bozukluk kalıcı haldedir. Literatürde bu şekilde dil gelişimi gösteren yüksek işlevli otistik bozukluklu çocuklarda vardır. Otistik bireylerde sosyal dildeki (social language) güçlükler yetişkinlik boyunca devam eder. Asperger Sendromlu bireylerde ise anlamada ki güçlüklerine rağmen iyi gelişmiş bir gramer yapıları vardır.

          Çalışmamızdaki hiperpleksik cocuklar erken yaşlarda, otizmle ilişkili pek çok tipik davranış göstermekteydiler. Bunlar arasında self-stimulasyonlar, ritüalistik davranışlar, duyusal uyaranlara (gürültü, dokunma ve koku gibi) artmış duyarlılık, öfke patlamaları, yaygın anksiyete ve anormal korkulardı. Bu davranış anormallikleri 4,5-5 yaşında dilin gelişimi ile azalmaktaydı. Bu çocuklar sevecen, sıcak çocuklardır ve yetişkinler ile daha iyi bir iletişim kurarlar. 5 yaşından itibaren yapılandırılmış oyunlara interaktif olarak katılabilir. Her ne kadar normal bir okula gidebilseler de eğitiminde küçük değişiklikler yapılmalıdır. Otistik semptomlardaki azalma dil gelişimi ile ilişkili olabilir. Bu durum yüksek işlevli otistikler içinde geçerli olsa da bu grupta bir takım davranışlar uzun süre devam eder. Asperger Bozukluğunda ise vücutta ve eklemlerde sterotipik hareketler vardır.

Çalışma grubumuzdaki çocuklarda nörolojik gelişme global olarak normaldi. İnce motor becerilerin gelişimi genellikle gecikmişti. Gruptaki çocukların 2 si kız diğerleri erkekti. Gruptaki sadece birkaç çocuğun aile hikayesinde otizm ve öğrenme bozuklukları vardı. Asperger sendromlu çocuklarda beceriksizlik ve koordinasyon bozukluğu olabilirken, Otistik çocuklarda iyi bir motor koordinasyon mevcuttur.

          Hiperpleksi için spesifik bir tedavi ancak primer patoloji anlaşıldıktan sonra bulunabilir. Gözlemlerimizde dil eğitiminin (speech and language therapy) okuma düzeyini arttırmada çok önemli olduğunu gördük. Okuma, davranışların gelişmesinde kullanılabilir ve bu yolla sınıf içindeki eğitim konusunda da yardımcı olur. Okumayı çabuk öğrenmiş bir çocukta bir dil bozukluğu düşünülmediğinden öğretmen sözel uyarıları anlamayan bir çocuk karşısında şaşırabilir. Genelde yazılı direktifler çocuğun anlamasına yardımcı olacaktır. Esas fark otistik çocuklarda okuduklarını kullanma yeteneklerindeki azalmadır.

          Çalışmamızdaki çocuklar yoğun terapi ile okuma kapasitelerinin tümünü kullanabilir hale gelmişlerdir, aynı zamanda aileler de bu çocuklara öğrenme ve sosyalleşme konusunda daha fazla yardımcı olacak yollar geliştirebilmişlerdir.  

           Hiperleksiden bahsettiğinizde Dil Bozukluklarından da bahsetmelisiniz. Her ikisinden de bahsettiğinizde otizmden de bahsetmelisiniz. Hiperleksi hakkında konuştuğunuzda non-verbal dil bozukluklarını da düşünmelisiniz. Hiperpleksi ve non-verbal dil bozuklukları hakkında konuştuğunuzda Asperger sendromu hakkında da konuşmalısınız ve bunların tümü hakkında konuştuğunuzda komorbid bir DEHB’da düşünmelisiniz.

          Bu öğrenme fonksiyonlarından bahsettiğinizde iki ana konu önem kazanır. Bunlardan birincisi; sosyal algılama spektrumu, ikincisi, non-verbal ve verbal ölçümler ile değerlendirilen kognitif fonksiyonlardır (kognitif denge).

          Biz çalışmamızda iki tip hiperpleksi tespit ettik. Birinci grup literatürde sıklıkla gördüğümüz dil bozukluğu olan gruptur. Diğer grup ise görsel-uzaysal motor bozukluğu olan gruptur. Dil öğrenme bozukluğu olan grubumuzda düşük sözel IQ ile yüksek performans IQ tespit ettik. Hepsinde yüksek bir görsel hafıza olduğunu gördük. Görsel-uzaysal motor bozukluğu olan grupta düşük performans ve non-verbal IQ varken, yüksek verbal IQ vardı. Dil bozukluğu olan bir çocuk için yüksek verbal IQ bulunması  ilginçtir. Fakat nonverbal öğrenme bozukluğu olan ya da Asperger sendromlu çocuklarda dilin pek çok yönden korunduğunu fakat pratikte kullanamadıklarını görürsünüz. Bu grup aynı zamanda yüksek bir işitsel belleğe sahiptir fakat yetersiz bir kognitif organizasyonları vardır. Dil öğrenme bozukluğu olanlar okuma sırasında çok (phonic) ses hatası yapıyorken, görsel-uzaysal bozukluğu olanlarda bu (fonotik) ses hatası oldukça azdır.  

Dil bozukluğu olan tip Hiperleksia

 

Görsel-Uzaysal Bozukluğu olan tip Hiperleksia

İyi bir belleğe rağmen dil bozukluğu olması.

Gecikmiş dil gelişimi, perseveratif ve ekolaliktir. Anlamadaki problem basit bir ezberden ileri bir durumdur(?)

Otistik benzeri sendrom

 

 

Tanım

Aspergere benzer Sendrom

Dil bozukluğu kendini ifade etmede ve yorumlamadadır.

 

Okuduğunu anlamadaki problem iyi bir hafızaları olduğundan başlarda anlaşılmaz.

Anlamlandırmada kullanılan teğetsellik (Tenjantializm) anlamsız yanıtlar ortaya çıkarır ve sinirli davranışlara sebep olabilir.

 

 

Semptomlar

 

 

 

Okuduğunu anlama genelde iyidir.

Tahtadan ya da kitaptan deftere aktarımlarda zorlanırlar.

Sosyal ilişkilerde nonverbal ipuçlarını yakalamada zorlanırlar.

Hatalarından tecrübe kazanmazlar.

Yoğun bir dil terapisine ihtiyaçları vardır. Dil tedavisi sosyal ilişkilerini de geliştirecektir.

Tedavide okumanın anlamı üzerine çalışılmalıdır.

 

 Tedavi

Yalnız görsel  yaklaşımlardan kaçınılmalı, okuma üzerine de çalışma yapılmalıdır.

Sosyal girişimler cesaretlendirmelidir.

           Asperger Sendromlu çocukların nonverbal IQ düzeyleri düşüktür. Bu durum bilişsel bir bozukluğu çağrıştırır. Sıklıkla görsel motor birleştirmede ve görsel uzaysal oryantasyonda problem vardır. Sıklıkla bu özellikler ölçülmediği için atlanır.

          Biz hiperpleksinin otizm, dil öğrenme bozuklukları, Asperger sendromu ve nonverbal bozukluklar ile örtüştüğünü gördük. Dil bozukluğu kategorisindeki hiperleksik çocuk dili konuşmada (expressive), okuduğunu anlamada ve bazı sosyal durumlarda problemler yaşar. Buna rağmen pek çok dil öğrenme bozukluğu kategorisindeki çocuklar büyük bir sosyalleşme sorunu yaşamazlar. Bunlar otistik grup ile örtüşür. Nonverbal dil öğrenme bozukluğu  gösteren tipler (düşük sosyal algılı-ilişkili) Aspergerli çocuklar ile örtüşür. Nonverbal dil bozukluklu hiperleksikler görsel uzaysal organizasyon, ince motor işlevler ve matematik becerilerindeki bozukluklar ile karakteristiktir. Çocuklar ileri derecede kelime tanıma, sözel öğrenme ve yüksek miktarda kelime çıkışına sahip olabilir. Buna rağmen sosyal algılama ve uyumsuzluk fazla olabilir.

           Aspergerli çocuklar otizmlilere göre bazı yönlerden dili daha iyi kullanırlar. Aspergerli çocuklar sıklıkla sosyal ilişkileri denerler fakat başarısız olurlar. Otizmli çocuklar da sosyalleşmede benzer zorluğu yaşarlar fakat bunlar genelde denemezler bile. Bilişsel ve sosyal semptomlar hem otizmde hem de Aspergerde bakılması gereken temel özelliklerdir.

          Eş  Tanılar

Hiperpleksi ayrı bir tanı olmaktan ziyade (coexisting ) eş bir tanı olabilir. Hiperleksiyi bazı tanımlanmış tanılar içine koyabilmek de mümkündür. Hiperleksiye olan ilgi, bilgimiz arttıkça artmaktadır. Problemimiz onu geçerli bir tanı kategorisine koyamamamızdır. Bu tanı kategorilerini sadece çeklistler ile kontrol etmeye kalkarsak bu geçerli olmayacaktır.  

 

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

16/5/2008 - gelişim gecikmesi ve gelecek?

Merhabalar.Öncelikle yanıtlarınız için gerçekten teşekkür ederim.Sanırım sorularım o gün hissettiğim sıkıntılar ve çaresizlik için de sorulmuş sorular olduğu için sizi biraz bunaltmış diye düşünüyorum. Özür dilerim.
 
Denizde tek ayak üstünde zıplama yok.Denver testi yapılalı 1 yıl oldu.Merdivenleri tek bas şeklinde çıkmıyor.Bizler gibi çıkabiliyor.(sağ ayak bir basamakta sonra sol ayak bir üst basamağa atılıyor gibi)
İnce devinsel gelişimde de makas kullanamıyor onun dışında diğer şeyleri yapabiliyor. (ellerini ve parmaklarını uygun kullanıyor.parmağıyla işaret edebiliyor vb gibi)Ben denizin annesi olarak oğlumda konuşma sıkıntısı olduğunu düşünüyorum.Hatta ona bazen birşeyler anlatırken konuştuğumuz dili anlamadığı hissine kapılıyorum .Anlamak için dudaklarıma öyle bir bakıyor ki ve sonrasında da mahcup bir gülümseme..Kendi fikrim öncelikli sorunumuzun bu olduğu ...
 
Denizi çalışma amaçlı yetiştirmiyorum ama kim şu gerçeği göz ardı edebilirki hepimiz daha iyi koşullarda yaşamak için çalışmıyormuyuz.?Sorudaki kastım iş becerisinin olup olamayacağıydı...
Evlilikle ilgili olarakda söylediğiniz türden evlilikler gerçekten var ama bana uygun bir tarz değil açıkçası.Umarım denizede uymaz:)
 
Sanırım bu durumun gidişatının ne olacağını bize zaman ve bu zaman içinde yaptıklarımız gösterecek....
Yorulmak yok,durmak yok, ve benim de  bir anne olarak oğlumun mutlu olmasından başka istediğim bir şeyde yok açıkçası.Ama büyüdüğünde diğer insanlar tarafından incitilmesinden de korkmuyor değilim.Bunu şu an bile yaşıyoruz parka gidiyoruz diğer çocukların yanına sokulup onları kucaklıyor ve karşılığında da itekleniyor.
 Ben sevgi dolu bir ortamda büyüdüm ve oğlumuda aynı şekilde büyütmeye çalışıyorum elimden geldiğince.Gerçekten dediğiniz gibi sevginin gücüyle sanırım aşılmayacak engel yok yeterki inanalım...Dün çok kötüydüm ama bugün verdiğiniz yanıtlar beni kendime getirdi.Teşekkürler sevgiler.Bu arada koşullar uygun olursa denizi size getirmeyi de çok isterim.

Evet önce makas işinden başlayalım yani el ve göz koordinasyonundan kağıt yrtma ,kakasla kesme hatta klavye ve bilgisayarla yapılan çalışmalar el ve göz koordinasyonuu sağlar hiperaktivite nin yüksek olduğu durumlarda çocuk söz gelimi çizgiyi kesecekse on santim kadar sağa sola kaçar.

Gelişim gecikmelerinin bir kızmında grsel ayrımlaşma visual discrimination ve audial discriminaton a rastlanır

görsel keskinlik ve işistsel keskenlik başka ayrımlaşma başka bir kavramdır.

görsel ayrımlaşma soldan sağa doıru gözü alıştırma çalışmalarıdır örenme bozuklarında yaşanan at yazısını ta gibi okumak sıkıntının ilerlemiş bir halini gösterir(disleksi de çok rastlanan bir durumdur)

 Siz denizde konuşma sıkıntısı olduğunu ve konuştuğumuz dili anlamadığını  hissetiğinizi söylüyorsunuz.

Gerçekten disleksinin bir başka hali yani konuşma sıkıntılarının yaşandığı hali hiperleksi vardır,bunla ilgili bir makale daha ekleyeceğim ,elbette bu tarz bir çalışma yaparken  işitsel ayrımlaştırma çalışmaları ritm çalışmaları yapmak göirsel okutmalardan geçmek gerekir.Bu anlamda iyi bir eğitim almanız yeterlidir diye düşünüyorum.
 ilginize teşekkürler


 

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

14/5/2008 - otizm ve hiperaktivite (devam) sorun nerede?

Merhabalar sarp bey.Denizin kaba motor gelişimi ile ilgili olarak yapılan denver testine baktım yanıtım biraz gecikti aslında ama söylemek istedim.Topa çok güzel vuruyor.Kendine atılan topları yakalayabiliyor.karşılığında atabiliyor ,merdivenleri yardımsız inip çıkabiliyor,koşarken düşmüyor,çok rahat zıplıyor,dizlerini bükerek oturup kalkıyor.Sanırım kaba motor gelişimleri bu ve bu şekilde olan eylemler.
hangi ayda iken yapılan bir envanter sizdeki  DGT nirn uygulandığı dönemdeki ince devinsel gelişim nedir
tek ayak tek ayak üstünde zıplama var mı merdiven nasıl çıkılıyor(tek bas mı)
 
Resim yaparken kullandığı renklere gelince açıkçası özellikle tercih ettiği bir renk yok.o an için hangi rengi seçerse onunla boyuyor.
 
Elbette üç yaşında bir rehberliğe gereksinim duyar..
Birde yemek yememesi ile ilgili olarak iştahsız bir çocuk olduğu için yemek saatlerini biraz şaşalı yapıyoruz oyun la birlikte yemek yediriyorum.Ama asla ısrar yok....Keşke biraz disiplinli bir anne olsam ama malesef değilim.
sizin diğer anneler kadar ,hatta onlar erteyebilir,daha fazla disipline gereksiniminiz var.Yemek konusunda ki aile disiplini tüm evlerde önemlidir.Çocuklar disiplin severler hele özel çocklar itiraz etselerde disiplini daha çok sever ve benimserler .Eğitim davranışlarda yapılan sistematik değişiklik olarak tanımlanır.Yamek eğiiimi sırasında bir kişiliği belerlediğimizi ve bizim de (insanların da bir primat olduğunu ve yemek koşullanmasıyla önemli işler becerdiğimizi hiç unutmamak gerek.

Dün denizi uzun bir aradan sonra hacettepeye kontrole götürdük .göz teması iyi,komut alması iyi,dilde bir gecikme olduğu söylendi.Ama yinede bu durumda kullandığı kelimelerin olması bizim için umut verici dendi.
 
Size sormak istediğim bir konu var artık o kadar çok okudum araştırdım ki sanırım herşey birbirine karıştı...
(atipik ygb bu durumda olan çocuklar ) deniz en iyi şartlarda yaşıtlarıyla birlikte normal bir eğitim alabilecekmi?
normal eğitime yaklaşmaya çalışacaktır arkadaşlar ,denizi görmeden ne söyleyeblirim
 

Çalışabilecekmi?
bir çok normal insan çalışabeliyor mu
aldığı eğitimden aile yapısından geçtikten sonra asla bir işe uyum sağlayamayan nice insan var.Çalışma amaçlı mı yetiştirmek istiyorsunuz ,isterseniz bunu yapmak mümkün olabilir.
 
İlerde bir ailesi olabilecekmi
evlenebilecek mi diyorsunuz?
tanıdığım nice büyük aile var oğulları normal onlara anneleri ve ve ajlenin aldığı gelin bakıyor .Bu anlamda bile neden olmasın.Bir an evvel çalıştırıp erken yaşta evlendirmek isterseniz buna uygun bir eğitim gerekir.
?Yani denizde zihinsel bir sıkıntı olmadığı ,öğrenmesinin normal olduğu falan söylendi.Peki nedir bu ygb yani zihinsel bir sıkıntı yoksa ,fiziksel bir sıkıntı yoksa ,ilerde ne olacak bizi neler bekliyor bunları bir anne olarak öğrenmek istiyorum .Aşağı yukarı çizilebilecek bir tablo vardır diye düşünüyorum.
Yaygın gelişimsel bozukluk olarak tanımladığınız durumda üç yaşındaki denizde hiçbir gelişimsel bozukluk olmadığnı ,ruhsal sorunların olmadığını söylüyorsunuz.Yazışmalardan anladığım(anlayamadığım) kadarıyla ya hekimlerin tanısında yaü sizin tanımlarızda bir farklılık var.Eğer siz anlattıklarınız doğruysa çocuğa konmuş bir haksız tanı var . 

Bize dün söylenen Denizin hiçbir zaman bu durumu aşamayacağıydı.Bu durumun geçici birşey olmadığıydı...Okadar üzüldüm ki o an Dr'a soru bile soramadım ...Yanıtlarınız için şimdiden teşekkürler.Saygılar....
 Aşılamayacak hiçbir sorun yok.Tabiiki eğkimsel olarak tüm ailelerd istedikleri çocuk ile varolan çock arasında bir fark oluyodr ve bu da eğtimsel bir olarak çok doğru değil oğlu istediği mesleğe ulaşamıyor diye suçlayan nice insan var.
Çocuklarımızı olduğu gibi kabullenerek geliştirmek en büyük sevgi değil mi?


1 YorumYorum yaz!Bağlantı

1/5/2008 - bir önceki mektuba yanıt (otizm ve hiperaktivite)

Merhabalar Sarp Bey.Öncelikle cevaplarınız için çok teşekkür ederim.Başlangıçta denizin komut alma,göz teması ve seslenince bakmama sorunu vardı.2 yaşındaydı bazı kelimeleri vardı kullanabildiği ama ben ona 2 yaşına kadar süre vermiştim kendimce. Açıkçası ben konuşmamasından ziyade diğer saydığım sorunlar dan ötürü Denizi Dr. götürdüm.Hacettepe Hastanesi ne götürdüm Denver testi yaptırmak istedim. Orada test yapıldı.Yazılan "YGB olabileceği düşünüldü."Testte boncukları küçük şişelere koydu,karalamalar yaptı.Küpleri dizdi ama sonra yıktı, yani test in yarsısnı yaptı yarısını yapamadı...Komut almada problem var dendi...Göz teması sınırlı dendi..Çocuk Ruh Sağlığına götürdüm orada incelediler ve teşhisi Hacettepe Hastanesinin hocaları koydu.Atipik YGB ...
Bu arada Denize işitme testi de yaptırdık oda normal di.Testi yapan kişi yine Hacettepe de bir prof. ve kapıdan çıkarken bize söylediği ,söylenilen şeyi duyduğunda  süreçleyip işleme si biraz geç demişti...Bu arada zararlarını ne kadar anlatsamda Deniz TV özelliklede reklamları çok izledi.Çalışan bir anne olduğum için bu konuya çok müdahale edemedim malesef...
1 yılda çok yol kat ettik gerçekten.Kreş konusuna gelince evet Deniz 3 yaşına kadar aile büyüklerinin yanıda sevgiyle büyüdü ama artık yaşıtlarıyla olmak , onlarla iletişim kurmak , oyunlar oynayarak enerjisini boşaltmak  onun için çok gerekli diye düşünüyorum....
Konuşmaya karşı direnç göstermesine gelince özel eğitim hocalarıda bizde bunun farkındayız...Şöyle bir hava var  denizde siz sorunca değil ben isteyince söylerim...Öyleki bazen söylemek istemediğinde omuz silkiyor.Hayır diyor
Ağız,dil, diş,dudak,yutak bunlarda da herhangibir sorun yok...6 ay anne sütü aldı.Sonrasında da herşeyi yiyen içen bir çocuktu ama bu durum 1-1,5 yaşından sonra değişti.Uzun süreli izinlerimde onun yeme alışkanlıkları çok düzeliyor ama işe başlayınca yeniden yeme sorunları yaşıyoruz.Bu bir kaç kez tecrübeyle denenmiştir..Çorbalar,pilavlar,tavuk,dolma,fındık fıstık mısır bunlar en sevdiği yiyecekler...Eğer yemeklerini yerse kabızlık olmuyor. Ama az yerse ve kuru şeyler yerse kabızlık yaşıyor.Cinsel organıyla oynamıyor ama kendince ona nünü diyor altını açmışsam mutlaka nünü diye gösteriyor.Denizin 6 aylık bir erkek kardeşi daha var umut o doğunca tuvalet eğitimimiz yarım kaldı .tuvaleti biliyor çiş diyor içeri sokuyoruz yapıyormuş gibi davranıyor ellerini yıkıyor ama yapmıyor.Altı bezsiz saatlerce dolaştırıyorum ama ne tuvalete nede ortalığa yapmıyor.Bezini bağladığım anda bezine yapıyor.Sanırım kas kontrolü var ama gerisi yok çözemedim...Uyku sorunumuz hiç olmadı.Bizle yatar bizle kalkar gece çok huzurlu uyur sabah ta çok mutlu uyanır..Her gece yatmadan önce kardeşini öper sabah uyanıncada hemen onun yanına gider onu öper.Kendine kardeşine veya çevreye zarar verici davranışları hiç olmadı...Umarım kardeşi adı gibi Umut olur oğluma Çünkü Deniz iki kelimeyi ilk olarak kardeşini görünce söyledi "cici kadeş"  :)
Evet özel eğitime eksiksiz devam ediyoruz.Ordaki öğretmenlerinin fikirleride çok güzel.Evde de tekrarlar yapıyoruz.Kalabalık yerlerdeyiz sürekli.Ama hepsinden önemlisi onu çok seviyoruz.Sıcak sevgi dolu ve kalabalık bir ailesi var.Umarım diğer ailleler gibi emeklerimizin karşılığını alırız.Bütün çocukların mutlu olması dileğiyle sevgiyle kalın hoşçakalın.Teşekkürler.....


yanıtınız için otizm postası adına teşekkür ederiz
durumunuzun daha çok bir öğrenme bozukluğu olduğuna ben( kendi adıma (sarp bengü) daha çok  yaklaştım,(hafif bir çocukluk nevrozu kokusu  alsam da bu benim alanım değil )dediklerimi yani kaba devinsel gelişim eksikliklerini rededmediğinizi düşünüyorum.
resim yaparken hangi rengi kullandığını doğrusu merak ederiz.....
sevgili denizin daha çok su oyununa, daha çok  harakete daha az baskıya  parmak boyasına ve oyun hamuruna gereksinimi olduğunu
işitsel ayrımlaşmasının az olduğunu dolayısıyla daha çok parmak oynları ve ritmli müziklere gereksinimi olduğunu düşünüyoruz.yemek konusundaki ev disiplinine dikkat çekmeden de edemeyeceğiz tabii......

 

denize sevgiler ve size saygılarımızla

otizm postası adına

sarp bengü

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

29/4/2008 - kaba motor gelişimi ve hiperaktivite belirtileri ve otizm tanıları

otizm postasına yine bir mektup var.

bu mektup asılnda  rehabilitasyon merkezlerinde birçok "uzman öğretmenin soramayacağı denli önemli soruları ve yanıtları içeriyor

 

Mektubu yazan veli gerçekten duyargalarını sonuna dek açmış mektubu  tüm olarak okuyup daha sonra irdeleyelim;

Merhabalar sarp bey.
Otizm Postasında yazılarınızı okuyorum verdiğiniz bilgiler için teşekkürler.Benimde 3 yaşında Atipik Otizm tanısı almış bir oğlum var.Yaklaşık 1 yıldır Özel eğitime götürüyoruz.Bu yıl sonbaharda okulların açılmasıyla birlikte kreşe de başlatacağız.Denizle yaşadığımız en büyük problem konuşmaya karşı direnç göstermesi.Hemen hemen bütün nesnelerin ismini biliyor,birşey sorduğumuzda işaret parmağıyla gösteriyor,renkleri biliyor ve söylüyor.Şu sıralarda ekolali başladı.Bazı şeylerinde ilk hecelerini söylüyor.Mesela çorap yerine ço gibi.
-Oyuncaklarıyla oynuyor.Arabalarına minderlerden engeller yapıyor onların altından üstünden geçiriyor.OYUNCAK BEBĞİNE MAMA YEDİRİYOR ÜSTÜNÜ ÖRTÜYOR ARABASINA KOYUP GEZDİRİYOR. Topunu alıp bizimle futbol ve basketbol oynuyor.Oyunu kendi başlayıp bitirebiliyor.Oynarken bizi taklit edebiliyor.Şut çekiyor gol diye bağırıyor veya basket atınca kakket diyor.
-Dışarıda olmayı çok seviyor parkda diğer çocuklarla oynuyor kaydırakta onlarla yarış yapıyor.onları geçmeye çalışıyor.Kendini geçen olursa tutuyor çekiştiriyor.Kızdığımızda gözümüzün içine baka baka aynısını yapıyor.Hatta eğer gülmüşsek yaptığı bişeye aynısını yapıp yüzümüze bakıyor.Markete götürdüğümüzde küçük market arabası alıyor içine kendi peyniri, sütü veya istediği şeyleri alıyor kasaya gidiyor babasının kartını cebinden istiyor şifresi sorulduğunda şifreyi o giriyor eşyaları poşetleyip aldığı arabayı yerine bırakıyor.Yani hayatın oldukça içinde.Özellikle insanları ve çocukları çok seviyor ve onlara sarılmak istiyor.
Bunlar ve bunlar gibi pek çok şeyi var.Ama bunların yanı sıra inanılmaz derecede de hiperaktivitesi var.ÇoK HAREKETLİ, Yemek seçiyor yemek istemediği şeyi ağzından dışarı atıyor.Şaşırtıcı derecede hafıza ya sahip gittiği hiçbir yeri unutmuyor..Birde bazen odanın içinde amaçsızca koşturuyor.
Şuan kafamdaki tek soru denizin bu farklılığı aşıp aşamayacağı.AZ ÇOK SİZE DENİZİ ANLATMAYA ÇALIŞTIM.Bize önerebileceğiniz şeyler olabilirmi.Fikirleriniz almayı çok istiyorum bu konuda.Teşekkürler

Yine başa dönüp girişcümlesine bakalım

Otizm Postasında yazılarınızı okuyorum verdiğiniz bilgiler için teşekkürler.Benimde 3 yaşında Atipik Otizm tanısı almış bir oğlum var.Yaklaşık 1 yıldır Özel eğitime götürüyoruz.Bu yıl sonbaharda okulların açılmasıyla birlikte kreşe de başlatacağız.

Teşhis atipik otizm hangi hastahane ve doktor tarafından konulduğunu merak etmeyen var mı?Ve ardından çocuğumuzun bir yıldır özel eğitime devam ettiğini öğreniyoruz.İlk şüphe neydi doğrusu her eğtimicinin bilmek isteyeceği bir başka yanıt,gelişim geriliği hangi alanlarda vardı en çok rastlanılanr olasılık yalnızca konuşma nedeniyle ilk kez şüphelenildiğidir.Çoğunlukla böyle olur ama  eğer gelişim geriliği var idiyse denver gelişim tarama ölçütlerine göre nasıl bir profil olduğuna da gereksinimimiz var ince devinsel mi zayıftı kaba mı pisiko sosyal gelişim mi gibi soruları gerçekten bilmemiz gerekiyor.Dil gelişiminin yanı sıra hangi alanların geride olduğunu bilmemiz gerekiyor yine de bunları bilmeden velimizi okuyarak tahminlerimizi sürdürelim.Velimiz çocğumuzdaki gelişim geriliği alanlarından biri olarak sosyal gelişimi ve büyükolasılık en azından bir bağlanma bozukluğu benzeri bir sorunu da görmüş olabilir ki kreş başlama kararını almış

yani dil gelişimi ve sosyal gelişim alanlarındaki geriliği biliyoruz

devam edilim mektuba

Denizle yaşadığımız en büyük problem konuşmaya karşı direnç göstermesi.Hemen hemen bütün nesnelerin ismini biliyor,birşey sorduğumuzda işaret parmağıyla gösteriyor,renkleri biliyor ve söylüyor.Şu sıralarda ekolali başladı

Konuşmaya direnç gösterildiği gibi bir tanımla karşılayoruz."direnç" yorumu sanki biraz kişisel bir yorum havası veriyor .Çünkü nesnelerin ismini bildiği,işiterek onların ne olduğunu anladığı ve ince devinsel gelişimini gösterere işaret ettiği yani davranış dile de kullandığını gösteriyor kolların kalabildiğine göre ve amaçlı bir işaret parmağı ile gösterme olduğuna göre,dil gelişiminndeki diğer ögelerden biri olan  ağızla ilgili   motor      gelişimin nasıl    oduğunu ve nasıl bir ilk beslenme yaşadığını bilmemiz gerekiyor.

ama kaba devinsel gelişim sorunları motor koordinasyon şüphesi önde geliyor

diğer bir olasılık hiperlali gibi dEHB nin öğrenme bozukları bölümü

Ekolali çalışmalarla giderilebilecek bir olgudur ama vokalizasyon öncesi davranışlarla başlar sona sözele geçer her şekilde giderillebilecek bir yapıdır.

Bazı şeylerinde ilk hecelerini söylüyor.Mesela çorap yerine ço gibi.
-Oyuncaklarıyla oynuyor.Arabalarına minderlerden engeller yapıyor onların altından üstünden geçiriyor.OYUNCAK BEBĞİNE MAMA YEDİRİYOR ÜSTÜNÜ ÖRTÜYOR ARABASINA KOYUP GEZDİRİYOR. Topunu alıp bizimle futbol ve basketbol oynuyor.Oyunu kendi başlayıp bitirebiliyor.Oynarken bizi taklit edebiliyor.Şut çekiyor gol diye bağırıyor veya basket atınca kakket diyor.

Bazı şeylerin ilk hecelerini söylemesi gerisinin gelmemesi gerek rim sorunlarını gerekse ince devinselle kaba devinsel koordinasyonun zayflığını gösteriyor

çocuğun mama yedirme ve diğer sosyal aktivitileri taklidi sağlıkı bir ruhsal yapıyı gösteriyor yeni de tuvalet gelişiminin düzeyeni uyku durumunu bilmimiz gerekiyor

Basket yerine kakket demesi,nispeten sağlıklı da olsa daha gırtlaktan K nın  B nin çokmaması yine oğlumuzun hareket gereksinimini açıklıyor.Tabii bu haliyle çalıştırılması gereken alan belli olunca durum umut verici oluyor

Dışarıda olmayı çok seviyor parkda diğer çocuklarla oynuyor kaydırakta onlarla yarış yapıyor.onları geçmeye çalışıyor.Kendini geçen olursa tutuyor çekiştiriyor.Kızdığımızda gözümüzün içine baka baka aynısını yapıyor.Hatta eğer gülmüşsek yaptığı bişeye aynısını yapıp yüzümüze bakıyor.Markete götürdüğümüzde küçük market arabası alıyor içine kendi peyniri, sütü veya istediği şeyleri alıyor kasaya gidiyor babasının kartını cebinden istiyor şifresi sorulduğunda şifreyi o giriyor eşyaları poşetleyip aldığı arabayı yerine bırakıyor.Yani hayatın oldukça içinde.Özellikle insanları ve çocukları çok seviyor ve onlara sarılmak istiyor.

Anlattığınız kadarıyla çok sevimli ve yaşının çocuğu streotipiler den söz etmediğinize göre su alanlarda sorun yok gayet iyi

Bunlar ve bunlar gibi pek çok şeyi var.Ama bunların yanı sıra inanılmaz derecede de hiperaktivitesi var.ÇoK HAREKETLİ,

evet hareket gereksiniminin olduğu belli doğrusu yedikleri şeylerin de kalorili olduğunu ve beslenme eğitimine -düzenine  gereksinim olduğunu düşünmek mümkün.Hareket gereksinimini yani performanslı yürüyüşleri dil gelişimi için gerekli dil ve ağız egzersizlerini yani ağızla ilgili pisikomotor çalışmaları ve devinsel gelişimdeki gerilikleri kapatmanız gereği aşırı hareketle açıklanıyor

Hareket gereksinimi yerine getirilmiş hiperaktivitede konuşma (vokalizasyonun önemli bir bölümü aktive olur geriye ritm çalışmaları ve diğer ayrımlaşma çalışmaları devreye girer bu aktivite aynı zamanda Bir Dehb türü olan konuşma güçlüğü anlamını getiren hiper laliyi de işaretliyor olabilir bu durum için tüm ince kaba devinsel yapıya ve ayrımlaşma yapısına bakmak gerekir

seçtiği yemekleri tahmin edebiliyoruz:) Kıtır ses çıkaranlar da vardır aralarında .Tabii bu seçim kabızlık gibi bir şüpheyi dolayısıyla cinsel organı ile oynayı oynamadığı sorusunu hatta poposuyla oynayıp oynamadığı sorusunu da akla getiriyor(nerdeeen nereye diyeceksiniz ama böyle . az önce net hatları sayesinde uçan yazımda bu ayrıntıları da yazmıştım ama şimdi yazmakla yetiniyorum)

Beslenme düzeni  tuvalet düzeni yani metabilozma üztüne uyku düzeni de girdiğinde ruh saılığının ana hatlarını görüyoruz demektir.

bu nedenle beslerme düzeni sağlamanız sizin eğitimsel yaklaşımınızı da sergiliyorBu konu asılnda velileimizin en çok direndiği ve anlaşma sağlandığında başarılı olabileceğimiz bir konudur

Şuan kafamdaki tek soru denizin bu farklılığı aşıp aşamayacağı.AZ ÇOK SİZE DENİZİ ANLATMAYA ÇALIŞTIM.Bize önerebileceğiniz şeyler olabilirmi.Fikirleriniz almayı çok istiyorum bu konuda.Teşekkürler

Elbette çocuğunuzun ruhsal sorunlar yaşamadığını belirtmeye çalışmışsınız eğer böyleyse kaba devinsel gelişimini hareket gereksinimini ve ve hareket gereksiniminin karşılanamaması sorununu ,eğitimsel konulardaki disiplini yerine getirirseniz sorun çözülecek gibi görülüyor

Bir diğer şüphe de DEHB alanına giriyor ki bu da ayrıntılı bir çalışmaya girildiğinde tanımlanabilir ve üstesinden gelinebilir

Otizmin belirtisi zayılan birçok öğenin (göz teması sorunları işitsel ayrımlaşma sorunları gibi DEHB de görülebildiğini de unutmamalı ve paniğe de kapılmamalıyız

bizlere sorduğunuz için eğitim camiası adına teşekkür ederiz

otizm postası

 

 

 

 

 

 

 

 

 



 

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son Sayfa • Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

otizm ve öğrenme bozuklukları üstüne bilgi paylaşım ve rehberlik hattı

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Arkadaşlarım

muzikoman
kitap
arastirmaci
sarp
raftakiler
magazincom
makarakukara
autism
otistik
sofra
pet
aktivite
hart
meltemer
sorrahatla
kokpit
ilkhayatrehabilitasyon
beratelik
cocukbuyuyor
kendinyapsandahaiyiolur
kerrar
sheyla
sinem70
siirtilkhayatrehabylty