otizm ve eğitimde yol

Merhaba Sarp Bey

Otizm postasını bir anne olarak çok faydalı olduğunu belirtmek isterim.
41 aylık eren isminde bir oğlum var.Henüz 2.5 yaşında iken fark ettiğim tuhaflıklar üzerine
oğlum ereni Hacettepe üniversitesinden  Prof. Dr. FATİH ÜNAL beye götürdük.
Eren için ilk görüşmede doğal olarak bir tanı koymadı, eren ile ilgili şüphelerimiz
seslendiğimizde bakmıyordu fakat tv de reklam sesine koşarak
geliyordu. Kesinlikle el sallama, işaretle gösterme gibi basit bebek hareketlerini yapamadı.
Birşey istediğinde elimizi o nesnenin üzerine götürerek istiyordu.Fatih hocaya bu durumu anlattık
45 dk kadar ereni gözlemledi ve bizi özel eğitime yönlendirdi, özel eğitimden evde uygulayacagımız bir
paket program verildi bu programala birlikte biz oğlumuzla çok daha fazla ilgilenmeye başladık
Eren artık daha mutluydu ve bize karşı tepkileri günden güne artıyordu
Tekrar Fatih beye götürdüğümüzde erende büyük değişim olduğunu söyledi
artık merhaba,bay bay yapabiliyordu sınırlı olan  göz teması fazlasıyla artmışdı daha neşeli canlı bir çocuk olmuştu.
Fatih bey kesinlikle otistik olmadığını söyledi fakat ne olduğu ile ilgili bir tanıda koymadı.
Oğlumuzun  tanısının  ne oldugunu bilmiyoruz. Fatih hoca bize özet olarak
"konuşmaya takılmayın bol bol iletişime kurun iletişimi arttığı anda
konuşmaya başlar" dedi. Özel eğitime yine devam kararı alındı.

Biz 2. bir hoca olrak Ankara Üniversitesinden Prof. Dr. Melda AKÇAKIN hoca hanıma götürdük.
Ereni bize sorduğu sorularla tanımaya çalışarak atipik otizm olabileceğini söyledi,
ve 4 ayda 200 kadar kelime öğretmemizi istedi.

Eren hala konuşamıyor, hafta 2 gün 4 saat evimize özel eğitim öğretmeni gelmesine rağmen kelime artışı olmadı,
komutlarımızın tamamını  hemen hemen anlıyor, bazen istediğimiz şeyi karıştırdığıda oluyor
mesela pijamasını isterken çorabını getirmesi gibi.Şu anda da konuşması için zorluyoruz
isteklerini belirtirken söylemesi için zorluyor ve defalarca tekrarlıyoruz.
Yaklaşık 1 aydır ne istediğini sorunca parmağı ile göstermeye başladı.
Oğlumuzun otizmde görülen takıntılı davranış, tekrarlayıcı hareketler, yeme ve uyku problemi,
hiç bir zaman olmadı tehlikenin çok farkında olan bir çocuk  asla kendini sağlama almadan bir iş yapmaz,
çok hareketli her yere tırmanıp inebiliyor bununla birlikte kesinlikle hiperaktivite problemi yok
çünkü özel öğretmeni ile 1.5 saat kendi odasından çıkmadan masasında oturarak çalışabiliyor
kreştede yine sınıfında durabiliyor.
Özel öğretmeninin düşüncesi dikkat eksikliği ve algılama problemi olduğu yönünde
Erenin çıkardığı kelimeler
zorda kaldığında
çıkar yerine kıkar,
hadi,
ama ,
atma,
gel yerine ge,
kalkmadığımız zaman kalk.
atta,
aç yerine açiya,
baba gibi
çok çok kısıtlı sayıda kelimeler çıkartıyor
ankaranın taşına bak şarkısının melodisini çıkartabiliyor,
yayaya şaşaşa  diyebiliyor.
 
-Eren çok sıcak kanlı bir çocuk boynumuza atlayıp sarılıyor.
-Bilgisayarda sevmediği müziklerde mouse ile pencereyi kapatabiliyor.
-Basit ahşap yapbozları yapabiliyor
-Öpücük ver diyince yanağını getiriyor
-Tanıdık kişilerin kucaklarını gidiyor
-Eve misafir geldiğinde seviniyor misafirlerin dikkatini çekmeye çalışıyor.
-çiş yada kaka demiyor ama çişi veya kakası gelince bezini getirip taktırıyor
  (Kaka yaptıgında uhhhhh ehhhhhh diyor)
-Yüksek bir yere çıkınca biz 1-2-3 diyerek saydıgımızda 3 demeden atlamıyor.
  (Bazen kendisi çıkıp mırıldanrak saymamızı bekliyor)
-Alkışlanıp takdir edilmekten çok hoşlanıyor, ahşap yapbozlarını yaptığında
  biz alkışlamasak bile mırıldanarak kendisi alkışlayıp bizden alkış bekliyor.
-Bir çocuk ağladığı zaman çok seviniyor(sizce bu neden olabilir)
 
 
 

Eren ile ilgili kafamız bazı konularda hala karışık, mesela hala hayali oyun kurmuyor,
burnunu sil dediğimizde mendili burnuna götürüken hani burnun dediğimizde burnunu gösteremiyor.
Sizce eren tanı olarak ne olabilir.Ne yönde davranmalıyız, bir profesörün dediği gibi
iletişim üzerinemi çalışmalıyız, diğer profesörün dediği gibi nesneleri öğretme üzerinemi yoğunlaşalım
Lütfen sizde düşüncelerinizi bizimle paylaşırsanız seviniriz.
Çünkü küçük ve imkanları az olan bir şehirde yaşıyoruz.
Burda bize yardımcı olacak bir kuruluş yok.

Şimdiden çok teşekkürler

Pınar Baş

Not :Cevabınızı email le yada otizm postasında yoluyla verebilirsiniz.

 

YANIT::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

OTİZM VE EĞİTİMDE YOL::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

Evet mektubun ilk bölümünde oğlunuzun  2.5 yaşında  ilk uzmana gittiğinde el sallama gibi  gelişim ölçütlerine göre geri kaldığını belirttildiğini ve uzamanın tavsiyesi ile  özel eğitime başladığınızı ve önemli bir yol aldığınızı sölyorsunuzFatih bey o yıllarda bir tozim gözyeyememiş ve söylediği yönde gelişme olmuş ve size Konuşmaya takılmayın bol bol iletişime kurun iletişimi arttığı anda
konuşmaya başlar" demiş özel eğtime başlatmış yani mektubun sonunda dediğiniz" nesneleri öğretme " gibi bir çeşit öğrenme süreçlerine de rehberlik etmiş Aslında iletişim ve öğretme birbirlerinden ayrı iki durum değiller.
Ne ki bir çok özel eğtimcinin kafasını karıştıran sorun da budur .çocuklara basit şartlama teknikleriyle becireler öğretmedir özel eğtim .Eğitim genel anlamıyla  aslında koşullama tekniklerinin hakim olduğu bir öğrenme bir süredir ama .pisiko pedafojik eğtim den anlamamız gereken çocuğun öğrenmesine engel durumların üstesinden gelerek onu bir öğretmene hazırlamaktır.Çok kez öğretmen arkadaşlarımızın öğretmek ile yeniden eğitim arasında karışıyorlar.Yani sevginiz iletiiminiz öğrenme ortamıdır ve çocuğa yardımcı olmanız gerekir.Bir velim konuşmayan çocuğu için iki papağan konuşturmuş bir kuş meraklısını eğtimci olarak aldı elbetti ki durum bir felaketti konuşmamızı bir kuşla karıştırdığınızda elbetteki sorun felaket olur.Bu nedenle sürekli öğretme adı altında çocuğu baskı altına almak da pek doğru gözükmüyıor zaten bir çok konuşma sorunun arkasında ortodontik ve ,psiko motor sorunları dışında  sosyal baskıın da önemli bir yeri vardır
 
Mektubunuzun tümü okunduğunda görülen şüphelerden biri sizin hiperaktivite yok denemineze karşın "aktivitede " yani motor ya hareket dediğimiz mekanızmada bir farklılık olduğu gösteriyor.Önce bir yanlışı düzeltelim her hareketli çocuk zıp zıp değildir.Hareketli olmak Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu(DEHB) " tanısına yol açmaz DEHB nin etkilediği alanların çeşitli ölçütleri vardır.Laterelleşmenin sağ sol kullanımının oturmaması görsel ve  işitsel ayrımanın gelişmemiş olması (ayrışma keskilikten farkılı bir tanımdır gelen cümle içinde sesleri ayırd etme sorunları keçi kedi gibi sesleri ayrıştırma şekilleri tanıma ve ayrıştırma  gib) öğrenme problemleri yaratır bu nedenle öğretmekten ziyade bu yapıyı geliştirecek yani hiperaktiviteye kaynağını azaltacak ve hiperaktif eğtimleri yapmak gerekir Semptonları tanılayark çözmedikçe öğrenme sürecini hızlandıramazsınız diyorsunuz ki
 
"Eren hala konuşamıyor, hafta 2 gün 4 saat evimize özel eğitim öğretmeni gelmesine rağmen kelime artışı olmadı,
komutlarımızın tamamını  hemen hemen anlıyor, bazen istediğimiz şeyi karıştırdığıda oluyor
mesela pijamasını isterken çorabını getirmesi gibi.Şu anda da konuşması için zorluyoruz"
 
İstediğiniz kadar zorlayın çocuğun işitsel ayrımlaşma sorunu var ritimleme sorunu var sizi anlamakda sorun çıktığı belli ayrıca niye " komut" veriyorsunuz ki askeri birlikte misinz:) ilişkileriniz emir komuta zinceriyle mi gidiyor .İletişim  işte burada önemli .Komut sözcüğünü eğitimde duyduğum yerde eğimde  bir sorun vardır diye düşünürüm hep.baskıyla komutla ,zorlamakla  yılgınlık verilir ama konuşma öğretilir mi bilmiyorum.
DEHB hem atipik tanısı alan çocklarımızın hem de bir çok çocuğun sorunudur bunun diskalküli (aritmetik sorunlar) disleksi (okuma sorunları) disgrafi yazma sorunları ve hiperlelinin birene ya da birkaçına neden oluduğunu biliyoruz.O halde bu tanıları saptıyarak düzenleme yapmalıyızdiyorsunuz ki
 
isteklerini belirtirken söylemesi için zorluyor ve defalarca tekrarlıyoruz.
Yaklaşık 1 aydır ne istediğini sorunca parmağı ile göstermeye başladı.
 
evet...... parmağı ile göstermek ..... İşte doğru bir işaret bu .Bir çocuğun parmağı ile göstermesi alkış yapması küpleri birbirine çarpması tencere kapaklarıyla oynamıs bunlar incel devinsel becerilerdir.Kuşun uçmasını beceremeyen çocuk  parmaklarını tavşan kulağ ı ya da iki yapamayan çocuk konuşamaz legolarla oynasından söz ediyorsunuz eğer bunları yapıyorsa oyunlarla daha büyük ince devirselleri yani kuş gibi uçma alkış gibi hareketleri yapıyorsa ritimlemeyi artırma gerekli .yani burada bir ritim  sorunu var legolarla oynayan bir çocuk parmağıyla burnunu  göster miyorsa burada çocuk ile ebevyn ilişkisi de sorgulanmalı ve sosyal gelişim özellikleri de değerlendirilmeli .
yani legoları hangi parmaklarıyla tutuyor ne biçimde çalışıyor görülmesi gerekir ama hiperaktive sorunu olaruk duruyor
Oğlumuzun otizmde görülen takıntılı davranış, tekrarlayıcı hareketler, yeme ve uyku problemi,
hiç bir zaman olmadı
bu çok güzel gerçekten sosyal gelişim sorunlarını barındıran atipik otizm tanısında tekrarlayıcı hareketler streotipiler önemli hele uyku gerçekten önemli demek ki huysuz bir çocuk da yok ortada bu önemli bir veri
tehlikenin çok farkında olan bir çocuk  asla kendini sağlama almadan bir iş yapmaz,
Tehlikenin aşırı farkındalığı tüm hiperaktif çocuklukta zaten çok görülen bir durum mahcubiyet ve güvensizlik yollarına buradan çıkılıyor belki de..

çok hareketli her yere tırmanıp inebiliyor bununla birlikte kesinlikle hiperaktivite problemi yok
çünkü özel öğretmeni ile 1.5 saat kendi odasından çıkmadan masasında oturarak çalışabiliyor
kreştede yine sınıfında durabiliyor.
evet kafanız karışmış başta dediğimiz gibi hareket kontrolünün koordinasyonunun  sağlanamamasına hiperaktivite diyebiliriz Sürekli zıplamak yeterli değil hiperaktiv sorunların görülmesi için.Masa başında bir saat oturduğu zaman da hiperaktivetenin yol açtığı semptonların etkisi altında olduğunu unutmayın.Kreşte çocuklarla birlikte uyum içinde olması tıpkı uyku ve huzur gibi elimizde önemli bir değer Bu olumlu değerler ümit verici.
Özel öğretmeninin düşüncesi dikkat eksikliği ve algılama problemi olduğu yönünde
evet öğretmenimiz gibi düşünüyorum o halde konunun bir uzmanı biri ile gerçekten bu psikolojik geliştirme işine çalışmanız gerikyor böylece öğretmen daha rahat çalışabilir .Tabiri caizse burada uzman pedagoglar ve eğitim psikologları devreye griyor yani onlar çocuk ve uzmanı ve aile hafriyat yapacak yolu sürecek açacak mıcır dökecek levhaları dikecek asfalt yapacak ve aynı çocuk oradan  öğretmeni ile  geçecek:).
Erenin çıkardığı kelimeler
zorda kaldığında  eliyle yiyor  
(çünkü onun işlerini  çoğunlukla siz yapıyorsunuzdur:) Yemeği kendi yiyor mu hangi yeme saatleri disiplene nasıl hangi yemekleri seçer seçer mi)

çıkar yerine kıkar,
hadi,
ama ,
atma,
gel yerine ge,
kalkmadığımız zaman kalk.
atta,
aç yerine açiya,
baba gibi
çok çok kısıtlı sayıda kelimeler çıkartıyor
evet daha çok bütünsel ağız ya da gırtlak sesleri b nadiren
bunlar için bütünsel hareket çalışmaları yapmınız gerekiyor eren şiman bir çocuk değil mi  yorucu hareketlere gerekesinimiz var
yani parklarda tırmanma barfiks dışında uzun yürüyüşleriniz şart Bu elbette zor bir iş ama asla konuşmayacak denilenlerin bile ağırlık çantası ile kumda yürüyüşlerden sonra onbeş gün içinde seslenmelerine tanıklık ettim.

ankaranın taşına bak şarkısının melodisini çıkartabiliyor,
yayaya şaşaşa  diyebiliyor.

ritim sorunları fazle değil demek ki ümit verici bir durum
ekolali kontrol edilmeli ince uzun bir sesle  ötme gibi bir ses var mı doğrusu merak ederim 
Eren çok sıcak kanlı bir çocuk boynumuza atlayıp sarılıyor.
 
OLUMLU ama hareket ve temas hiperaktiflerimizin özellikleri arasındadır zaten

-Bilgisayarda sevmediği müziklerde mouse ile pencereyi kapatabiliyor
kinezik duyarlık iyi bu konuşma psikomotor becerileri için olumlu
.
-Basit ahşap yapbozları yapabiliyor
ince devinsel uygun gibi

-Öpücük ver diyince yanağını getiriyor
çünkü sizi görüyor işitsel ayrımlaşma sorununuz açık gerçekten

-Tanıdık kişilerin kucaklarını gidiyor
komut alıyor yani:)

-Eve misafir geldiğinde seviniyor misafirlerin dikkatini çekmeye çalışıyor.
bu da çok iyi

-çiş yada kaka demiyor ama çişi veya kakası gelince bezini getirip taktırıyor
  (Kaka yaptıgında uhhhhh ehhhhhh diyor)
çiş ya da kaka gibi bu iki pis konu :) çiş ve kaka gerçekten çok önemli duyguları barındıran bize önemli ipuçları veren "pis "ögeler
kaka ile kaba devinsel gelişimi hareket kapasitesini ve düzeyini baba ile ilişkeleri değerlendiriyoruz Ben bu dünyanın içine mıçcarım deyimini en iyi çocuklar kullanır derler :) ilgi görmek için kaka önemli bir ögedir Ayrca kabızlıklar atipik otistiklerin çok yakındığı sorunlardır.Kaka sorunu tek başına bir eğtim ihtiyecğınğz yaş artık kemale ermiş:)
Kaka sorunu çözülürken ve değer çalışmalarda çiş sornu da çazülecektir çünkü kaba beceriler çözülmeden inceler sıra gelmez gelişim basitten karmaşığa gider.
Yüksek bir yere çıkınca biz 1-2-3 diyerek saydıgımızda 3 demeden atlamıyor.
  (Bazen kendisi çıkıp mırıldanrak saymamızı bekliyor)
sayı takıntıları var mı diğer yandan ritim sorunlarının çok farkında bir çocuk eren kendini zorluyor bravo

-Alkışlanıp takdir edilmekten çok hoşlanıyor, ahşap yapbozlarını yaptığında
  biz alkışlamasak bile mırıldanarak kendisi alkışlayıp bizden alkış bekliyor
.
Bekleyebilir bu hakkı ,askeri ortam olmuş orası :)bu da sosyal anlamda çok olumlu

-Bir çocuk ağladığı zaman çok seviniyor
sizce bu neden olabilir?

önce siz söyleyin ,bir kahve yaparsanız içerim fal bakma bilgim pek yok
 Eren ile ilgili kafamız bazı konularda hala karışık, mesela hala hayali oyun kurmuyor,
burnunu sil dediğimizde mendili burnuna götürüken hani burnun dediğimizde burnunu gösteremiyor.
sanırım bu konuşu işitsel ayrımlaşma  bömünde konuştuk ama el hareketleri ile konuşma becerileri artırın bebeklerin çoğu önce elleri ele konuşmaya başlar işaretler ellerin açarak nerede demeler göstermeler ipuçlarımızdır bu konuda eğitimcinize biraz iş düşüyor.
Sizce eren tanı olarak ne olabilir.
 
:) kahve ısmarlarsanız böylerim :)Herhangi bir sınıflamaya girmesi gerikyor mu çok ümit verici bir çocuk
 

Ne yönde davranmalıyız, bir profesörün dediği gibi
iletişim üzerinemi çalışmalıyız, diğer profesörün dediği gibi nesneleri öğretme üzerinemi yoğunlaşalım

Hepsine birden hepsine:) hayat bir bütün.
 

Böylece bir danışmanın sonuna geldik bu kez elektrik kesilmez blogcuda sorun olmazsa yazınız size postalanacak ve yayıma girecek gecikme dolayısıyla özür dilerim


sevgi ve saygılarımla
sarp bengü
 
 

Yorum Yaz