Mahalle Mektepleri Anaokulu Değildir
Her geçen gün, halkımızın okul öncesi eğitime ilgisi artarken siyasi platformdaki İslâmi eğilimler kendilerine Kur'an kurslarından sonra ikinci bir denetimsiz alan buldular; Batılı anlamıyla neşeyi, çocuk bahçelerini ya da okul önceciler için demokrasinin ve insanlığın kalesi olan ana okullarını seçtiler bu kez. Her mahallede, her bölgede başlan kapalı "anaokulu öğretmenleri" olduğunu söyleyen bir takım insanlar sözüm ona okul öncesi eğitim yaptıklarını savlayarak insanların dinî eğilimlerini sömürme peşindeler. Yıllar önce kaçak olarak Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nden izin ve ruhsat almaksızın çalışan okul öncesi eğitim kurumu olma iddiasındaki "yu-va"lar artık yasal olarak demokrasi maskesi ile su üstüne çıkıyorlar ama maskelerini hiç tutamayacakları bir yerde, anaokulunda.
"Niçin; İslâmi bir anaokul eğitimi olamaz mı, eğitim demokrasi ise anaokulu demekrasinin kalesi, insanlığın en epik sahnesi ise İslama bu sahnede yer yok mu, "İslamcı okul öncesi eğitim" olamaz mı?" sorusu takılıyor aklına okul öncesi eğitimi bilmeyen insanlarımızın. İslâmi insanların yaşam düzenini oluşturmak için bir düzen saydığımızda, İslamcılar niçin dindarlardan kendi kendine gelişme hakkını, kendi yaşam deneyimlerinden sonuçlar çıkarma hakkını, öğretmenlerinden gerekirse şık giyinme hakkını, yemekte söyleşerek yemek yeme hakkını, ince devinsel çalışmalarını geliştirme hakkını, dans ederek ritm duygularını geliştirme hakkını esirgiyor. Niçin çocukların cinsel gelişimlerini engelleme hakkını, somut evrede iken aşırı soyut (tanrısal) örneklerle çocuklara psikolojik zarar verme hakkını kendilerinde buluyorlar. Kendileri sosyalize olamamış, dünyaya adapte olamamış bu insanlar, okul öncesi miniklere kendilerini yutturacaklarını sanıyorlarsa aldanıyorlar. Sadece aldat-maçı, baskıcı bir eğitim yapıyorlar. Onların tüm öğretmenleri "cinsel konuda ne yapmalı" gibi kitaplar okuyarak şaşkınlıklarını üstlerinden atmak istiyorlar. Yaptıkları baskının, anlattıkları öykülerin ve disiplinsizliklerinin çocuklarda yarattığı içe çekilme ve mastürbasyon tepkisi karşısında sürekli şaşkın dolaşıyorlar, yine yiğitliklerine değdirtmiyorlar. Allah adına insanları baskı altına alan bu insanlar, anaokulu eğitimi adına insan yavrusunun hayran olunacak algı gelişimlerinin farkında bile olmadan insanlık suçu işliyorlar ve kitabına uygun olduğu için yasal olarak çalışıyorlar. Arapça dersleri ve Kur'an'dan hiçbir öğreti içermeyen bu okullarda çizgi çalışması yapmak niçin onlara yetmiyor? Arap alfabesi ile olsun; niçin noktadan çizgiye yöntemiyle ince devinsel geliştirmiyorlar, niçin çocukların plastirin ile oynayarak evrenin elastikiyetini ve değişkenliğini öğrenmesini engelliyorlar. Bu insanlar cinselliğin konuşulmasının bile yasak olduğu bir yapıda anaokullarında yaşanan cinsel olgulara sorun diye bakarak, uyku sorunlarını hiçbir sorgulama yapmadan bastırarak, onları sürekli soyut bir görünmez canlı ile korkutarak eğitim yaparken, eğitimciler niçin susuyorlar? İlle Bosna gibi kan akarsa çocukları kullanan bu insanlar, barışta iken çocuklarımıza baskı yapıyorlar. Gerçekten insani olmak, Tann'ya uygun olmak istiyorlarsa okul öncesi eğitimin kurallarını yerine getirsinler. Okullarına gelen insanları; dini, dili. ırkı ne olursa olsun sevmeyi öğrensinler. Bağımsızlığı öğretsinler. İşte okul öncesi eğitimin en önemli noktası bağımsızlık olgusunu kapıdan içeri almadıkça anaokulu olamazlar. Anaokulu insanın anne babasını ve kendi başarıları ile başarısızlığını öğrendiği, insanı birey olarak güçlendirmenin, araştırıcı ve yaratıcı olmanın tohumunun atıldığı bir yerdir. Okul öncesi eğitim yeni yeni gelişirken anaokulu ismini kendilerine hiç yakıştırmasınlar. Onlar olsa olsa dejenere olmuş mahalle mektebi olurlar, anaokulu olamazlar.
Anaokulları Sosyal Hizmet İl Müdürlükleri ve Milli Eğitim gibi iki çatı altında oldukça denetlenemeyecek ve eğitim sistemine önemli oranda insani suçlar yükleyecektir. Çocuklarımızın yaşı küçük diye okul öncesi eğitimi küçümseyenler eğitimi tamamen İslâ-mi eğitime bırakacaklarsa denemelerini çocuklar üstünde yapmasınlar. Önce kendi cehaletlerini giderip sonra eğitimin emek yoğun dalına, okul öncesi eğitime bulaşsınlar ya da kendi dilleri ile söyleyelim; biraz Allah'tan korksunlar.
yatişkinler imparatorluğu 1994
|