otizmde aile kaygısı ve motor koordinasyonun önemi üstüne mektup
Sarp bey cevabiniz ve ilginiz inanin beni cok mutlu birazda mahcup etti.Oglum isaret etmek icin benim parmagimi kullanirdi bir yil once bunun problem belirtisi oldygunu ogrendigimizde kendi parmagini kullanmasini istediklerini kendi eliyle almasini soyledigim andan itibaren artik kendi el ve parmagini kullanmaya basladi.isareti tum elini sallayarak gostermeyi tercih ediyor aceleci ve sabirsiz mizaci istedigini hemen elde edebilmek icin yaptigini dusunduruyor.ancak onuda parmaginla gostermesini soyledigimde hemem duzeltiyor.sol el ve sol agirlikta olmakla beraber her iki tarafida kullaniyor maalesef.alkis dedigimizde bebeklikten18.aya kadar alkis yapardi bir yil bir komut uygulamama grevi yaptigi donemde sekteye ugradi,simdi cok rahat bir sekilde soylendigi yada gerektigi zamanlarda alkis yapabiliyor.ufluyor,opebiliyor,kaba motor becerileri cok kuvvetli hatta komando egitimi alabilecek kadar tirmanma,atlama,engel asma ,oldukca yuksek yerde dengeli hareketlerde basarili.tek ayak uzerinde ziplayabilir.parmak ucunda yurumek donmek sallanmak gibi sterotip tabir attiginiz davranislari hic olmadi.cok sevinip heyecanlandiginda tepinme tarzinda ziplar sadece.fiili taklitlerde cok basarili ama ses taklidinde pek istekli degil.ince motorda bebekliginden beri basarili.minicik objeleri bas ve isaret parmagi ile cok guzel tutar,simdilerde anahtarla odalari acip kilitliyor.yumusak kaygan kremsi seylerden huylanmaz,rahatsiz olmaz.sese tepkileri gayet normal.ancak zaman zaman ellerine parmaklarina bakmasi ve onlari havaya kaldirup yan gozle bakmasi beni cok rahatsiz ediyor.nerede yok bityi benim ...v.s hareketleri henuz yapmiyor.uyku duzenimiz yeni yeni cok iyi oturdu.tuvalet egitimi 3 gunde tamamlandi ve basari ile hic kazasiz devam etmekte,odasinda kendi basina oyunlar kurar ciftlikler tren yollari kurar.havan figurlerine ozellikle kelebek ugurbocegi kaplumbaga takintisi var nerede gorurse gorsun sahip olmak ister,kalabalik mekanlar,parklar alis veris merkezleri toplu tasima araclarina bayilir.ofke nobetleri falan yoktur.mutlu neseli hinzir bir cocuktur.kirmaz dokmez ama merakindan herseyi ayrintisiyla inceler.baby tv,baby first disinda hicbirsey izlemez.sizin oneriniz uzere evde oyun terapileri baslattik 2 gun 2 ser saat.yuzme dersinede baslatmayi dusunuyordum havuz kimyasallari var diye birkac kisi beni caydirdi.
DMSA selasyonu ile agir metal atilimi yaptirmak ne derece gerekli ve faydali .malumatiniz var mi acaba.lika bugun hersey mukemmel ama konusmada ciddi bir Orlanma var dedi.simdilik boyle gelismeler ve durum.tesekkur etmek yetersiz bir cumle kaliyor yardiminiz ve ilginiz adina...
sevgiyle Kalin.
Leterelleşmeninin(sağ sol kullanımının oturmaması disleksi yaşayacağınızın(yaşadığınızın) bir işareti , büyük ihtimal eko da vardır ama seslendirme olmadığı için farketmemişinizdir
Bunu anlamak için iki kart kullanacaksınız sözgelimi kartın birinde kedi diğerinde tavuk var diyelim (ke-di han-gi si heceleyerek ya da yavaş bir akışla ) derken parmağınızla önce kediye sonra tavuğa dokunun son gösterdiğiniz resimi işairet ediyorsa ekonun belirtileri var demektir.Bu çalışma da ilk evrelerde her ikisini birlikte gösterir vokalizasyon varsa kedi tavuk der(ikisini de söyler) zaten ve sonra ilk söylenenen sözcüğün doğru sözcük olduğunu anlar ve sonra düzelir.Ekoyu önce davranışta yok edin, dile önce davranışla başlayın çünkü iletişim önce davranışta başlar.
Disleksi için oyuncakları soldan sağa toplatın logomatif firmasının minenin matematatik evi bilmişin bilim evi bilden'in düşünce oyunu cd lerini kullanın.Logomatif cdlerini internetten alabilirsiniz.
Vokalizasyon başlatmaya yardımcı olmak için ayaklarına ağırlık bağlayarak (başta yüzer gram,bunları spor mağazalarından bulabilirsiniz )uzun yürüyüşler yapın.Konuşurken sanki duymuyormuş gibi hep el işaretleri anlatmaya çalışın çünkü anladığım kadarıyla işitsel ayrımlaşma sorununuz var ki bu doğal.,zaten siz davranışla konuşursanız o bunu yaplam isteyecektir ve davranışla konuşmaya başlamak sesle konuşmanın motorudur.( eskiden böylesi bir yöntemin çocuğu susturacağı iddiası vardı neyseki artık bu cehalet bitti)Yine tekrarlıyorum iletişim davranışla başlar bunu tüm iletişim için söyleyebiliriz.Havuz kimyasallarına herkes kadar dayanmalı ağır metal konusunda herkes kadar dikkatlı olun sorununuzun norolojik kaynaklı olduğunu unutmayın ağır metal takıntısına girildiğinde vereceği zarar olası yararına göre biliyoruz ki daha büyük.Anlattığınız bir çok özellik(tuvalet kalabalık yer parmak tutuşu ) ümit verici sakın ola ki kaygıları artırıp çocuğu oturtmayın havuza gidin havuzun motor çalışmalar dışında kendi bedenini algılama psikanilitik farkında oluş ,kendine güven, beden imajını geliştirme ve hareket organizasyonlarını düzenleme konusunda yararı büyüktür .Ben 20 yıldır yüzmeyi kullanırım .Çalışmalarımda asla çocuk havuzu değil derin havuz' kullanırım kollukla başlar sonra teker teker sökerim Derin havuz çocuğun kendi bedeni algılaması için gereklidir.İlk zamanlardan ters yüzmek isteyecektir 'bunu doğal karşılayın .Normal bir çocuk gibi havuza başlatın (yüzme ihtisas galatasaray gibi klüplerin çocuk çalışmaları) öğretmene güven verin:) Çünkü onlür her zaman ki çalışmalarını yaparken özel durumlarda korkup geri çekilebiliyorlar Yüzmede gerçekten Kulaç attırabilmek aslında konuşturmaktır. ve çok geç gelir.Yüzme de yapacağınız her çaba tamamen ses olarak size dönecektir.Yürüme ve yüzme çalışmalarını yaptığınızda terapistleriniz mucizeler yaratabilir
Ağır metal detoksikinasyonu için en doğal yol ter atmaktır ,hareketin pisikomotor koordinasyonu artırma yanısıra böyle de bir yararı vardır.İnce devinsel gelişiminin iyi olması disgrafi yaşamayacağınızın ve yazmadaki olası başarısının işareti yani yazarak iletişime geçebilecek.Bilgisayarla eğitimi amaçlı çalışmalar ve normal yazma eğtimi zaten bir tür resim çalışmasıdır resim çalışmalarını ve bilgisayar eğtimini gerçekleştirmeniz iletişim için yararlı olacaktır(ve şarttır)
sevgi ve saygılarımla
sarp bengü
Yorum (yok) Yorum yaz!
Atipik otizm de çalışma saatleri ne kadar olmalı
1- İstedigi şeyleri kimi zaman sizin elinizi tutarak aldırmaya mı çalışır (ben buna vinç hareketi diyorum biliyorsunuz.)
2-Elleri ile işaretleme yapar mı yaparken işaret parmağını mı kullanır tüm elini mi
3)Sağ sol kullanımı oturmuş mu , kararsız mı
4)Alkışlama yapabilir mi
5)Tek ayak üstünde zıplayabilir mi
6)Küçük bir şey ;sözgelimi ;boncuk ,lego parçası tutarken baş parmak ve işaret parmağını mı kullanır yoksa serçe parmağı ve başparmağını kullanmak gibi akrobatik hareketler mi yapar
7) Elleriye "nerede "diye sorarken yaşıtı çocukların yaptığı gibi elleri yana açar mı (dilgelişiminin ilk evrelerinde çocuklar genelde el hareketleri kullanırlar konuşma psiko motorları ince devinselden daha ayrıntılı bir gelişimi gereksinir ince devinsel gelişmeyince vokalizasyonu gerektiren hareki gelişim de yetersiz kalır.Eskiden kimi insanlar el hareketleri ile konuşmanın vokalizasyonu yani konuşmayı iyice geri bırakacağını söylerdi oysa daha basit bir gelişim tamamlanmadıkça daha zor bir aşamayı yapmak daha zordur.Gelişim norolojisinin temel kurlları na göre de gelişim basitten karmaşığa giden bir süreçtir Genelden ayrıntıya gider basit den sora doğru bir gelişim izler bu nedenle motor gelişimde yol alamak gereklidir.
3-uykusuzluğu var mı
4-yeme düzeni nasıl, yemek seçer mi(kıtırtılı şeyler sever mi
parmak uçlarında yürüme var mı
bu soruları yanıtladığınızda çıkacak sonuçları irdelediğimizde evde kendi yapabileceğiniz basit etkinlikleri yavaş yavaş kendiniz bulmaya başlayacaksınız.Konuşmama ya da vokalizasydon zayıflığı demek daha doğru birazda mutizm yani psikolojik çekinceler dolayısıyla da oluşmuyor.Bu nedenle geç konuşan konuşan çocuklarımızın kiminde hem ritim çalışması yapılmadığı hem de psikolojik baskı oluşturulduğu için kekemelik görülür.
Yorum (yok) Yorum yaz!
sosyal otizm ve dikkat eksikliği üstüne bir mektup
Bu kez gaziantepten bir velimizin; sayın N . Taşçı nın mektubunu irdeleyerek çocuğumuzu tanımlamaya ve eğitimine rehberlik etmeye çalışacağız.Her zaman olduğu gibi önce mektubu tamamen verip daha sonra mektuptan bir parça alarak bölüm bölüm sonuca gitmeye çalışacağız
Sarp Bey merhaba,
Öncelikle sitenizi tesadüfen öğrendim.Ama yazılarınızdan şu kadarını söyleyebilirim ;konuya hakimsiniz ve ailelere yanlarında olduğunuzu hissettirebiliyorsunuz.
Bu da aileler için çok önemli.Bu yüzden bende oğlumla yaşadığım sorunları sizinle paylaşmak istedim.
Oğlum 24.12.2002 yılında sezaryen ile doğdu.Doğum sırasında herhangi bir problem yaşamadık.
1,5 yaşında yürümeye başladı.2 yaşındayken bir kızım oldu.
O zamana kadar sessiz-sakin bir çocuk olan oğlum,hırçınlaşmaya başladı.7-8 kadar kelime söylüyordu.Konuşamadığından dolayı (kardeş kıskançlığı olabilir düşüncesiyle )psikolağa gittik.Her şey normal gibi takip edelim dedi;bu arada da işitme testi ve diğer EEG tetkiklerini yaptırdık.Kontroller sırasında orta kulak iltihabı geçirdiğini öğrenerek tedavisini yaptırdık.Bu arada da oğlumda hırçınlık,seslendiğimizde duymazlıktan gelme,sürekli TV düğmesini açıp-kapatmak, açık kapıları kapatmak,kolunu ısırarak kafasına vurmak,parmağını emmek ve sevdiği müziği sürekli dinlemek istemesi gibi tesbitlerimiz oldu.Tekrar psikoloğa gittiğimizde SOSYAL OTİSTİK tanısı kondu.Bunun üzerine oğlumu konuşma terapisi (otizm üzerine merkez olmaması ve teşhisden emin olunamaması) için rehabilitasyon merkezine kayıt ettirdim.YAPA da çocuklarla iletişim kurabilmesi için kaydını yaptırdım (haftanın 2 günü 2 saat ).3,5 yaşında bademcik ameliyatı oldu.Bu arada cocuğumda düzelmeler oldu,konuşmaya başladı (tabii kendimizi de eğittik).4-4,5 yaşında Kısa cümleler kurmaya başladı.Şu anda ise susturamıyoruz.Şarkılar söylüyor.Konuşuyor.Bu yıl neden-nasıl-niçini merak edip sorular sormaya başladı.Eskiden TV izlemezdi,şimdi çizgi film izlemeye başladı.Özellikle Nıckoledeon kanalındaki DORA veBlunun Pati izleri ve Diego çizgi filmlerini çok severek izliyor ve oradaki sorulara cevap veriyor.Gerçekten bu çizgi filmlerin faydasını çok gördüm.TV izlemeyen çocuğum çizgi film izlemeye başladı.Dikkat süremiz biraz arttı.Bunlar tabii ki bizim için olumlu gelişmeler.
Şimdi diyeceksiniz ki sorun nedir?
Sorunum şu;oğlumda dikkat eksikliği devam etmekte.Bununla birlikte kalem tutmayı tam olarak bilmiyor.Geçen yıl özel eğitimlerle ve ana sınıfına göndererek kalem tutuşunu düzeltmeye çalıştık.Ama yeterli olmuyor.Sınırlı boyama yapamıyor.Çizgi çalışması yapamıyor.Arkadaşlarıyla sınıfta oyun oynamıyor ve konuşmuyor.Ama sayıları ezberliyor.İngilizce kelime ,renk ve sayıları öğreniyor.Haftanın günleri,ayları sayabiliyor.Şarkıları öğreniyor.Ama bunları sınıfta arkadaşları ve öğretmenleriyle paylaşmıyor.Kaba motor ve ince motor kasları tam olarak gelişmemiş.Yeterli gıda almadığı için sağlıksız besleniyor.Çünkü yemek yedirmek bizim için büyük işkence.Kabızlık sorunumuz bulunmakta.Bu arada takıntılarımız şekil değiştirdi.Okuldaki bilgisayar,müzik seti,DVD ve TV ile sürekli oynamak istiyor.Özellikle CD çıkarıp-takmaktan büyük zevk alıyor.CD ile dolaşıyor.Eve geldiğinde de aynı şekilde DVD,bilgisayar,TV açıp -kapama ,CD takıp -çıkartmakla uğraşıyor.Kaldırmak istediğimizde de hırçınlaşıyor.Hatta bir ara doyuma ulaşabilsin diye serbest bıraktık.Ama 1 saatin içinde kaç defa CD takıp çıkardı hatırlamıyorum.Dikkat eksikliğimiz devam etmekte.Parmak emiyoruz.Kolunu ısırıp kafasına vurma işlemi sık olmasa da devam ediyor.Tanıştığı insanlarla ve arkadaşları kendine seslendiğinde gözünü eli ile kapatmakta.(Bir ara azalmıştı,yine tekrarladı.ce..oyunu oynar gibi).Hala 3 tekerlekli bisiklete binip pedal çeviremiyor.Kısaca,okul hayatına adaptasyonda ve öğrenmesinde (kalem tutma-yazma-boyama) problem yaşamaktayız.
Bu sorunlarımız hakkında bize nasıl yardımcı olabilirsiniz?Yardımlarınızı ve önerilerinizi bekliyor
Sayın Taşçı’nın mektubunu irdelemeden önce gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür ederim,oğlunun durunda iyi bir gözlemci olduğu da belirtmek isterim
Sayın taşçı şöyle diyor;
Oğlum 24.12.2002 yılında sezaryen ile doğdu.Doğum sırasında herhangi bir problem yaşamadık.
Yani oğlumuz şimdi tam yedi yaşında doğum öncesi büyük olasılıkla her şey yolunda gitmiştir ya bu konuda bize bilgi verilmiyor doğum sırası sorun olmadığını biliyoruz ama her pedagojik incelemede oldu gibi önce sırasında ve sonrasında bölümünden bildiğimiz sadece doğum anı.Yani sezaryen olduğu için forceps ya da vakum yok.Doğum sonrası morarma sararma olup olmadığını küvöze gerek duyulup duyulmadığını bilmiyoruz.Zihin engellerine yol açan morarma sararma ve kordon dolanmaları sorunun oluşma zamanı ve sorun hakkında bilgi vericidir.
1,5 yaşında yürümeye başladı.
Yürüme için çok geç bir dönem olmamakla birlikte hafif bir gecikmeden sözedebiliriz bu arada merak ettiklerimiz ilk üç ay içinde yüksek ateş veya havale olup olmadığı, üç aylıkken göz teması kurup kuramadığı üç aylıkken agucuk yapıp yapmadığıdır.Yatakta dönme zamanı da bize tanılamada yardım edecektir Bu bilgiler bize ne zaman ne olduğunu belirtecek bilgiler olması bakımından önemlidir Ama sonuçta her zaman elimizdeki bilgiyle sonuca ulaşmak mümkündür,
2 yaşındayken bir kızım oldu.
O zamana kadar sessiz-sakin bir çocuk olan oğlum,hırçınlaşmaya başladı.7-8 kadar kelime söylüyordu.Konuşamadığından dolayı (kardeş kıskançlığı olabilir düşüncesiyle )psikolağa gittik.
Şimdi burada şunu söyleyebiliriz ;birincisi ele aldığımız durum bir gelişim gecikmesi durumudur şüphelenilen durum ise yaygın adı ile otizm dir.Yani PDD yani yaygın gelişim gecikmesidirYGG.Olguya yaklaşırken kullandığımız ölçütlerden en önemlisi Denver gelişim tarama envanteri ve Türkiye çocuklarının gelişim standartıdır Duruma böyle bakınca iki buçuk yaş civarında çocukların zaten asosyal olduklarını ,artificialist çağ denilen gerçekle hayal dünyasının tam ortasında olduklarını ve olumsuz bir dönemde olduklarını göz önününe almalıyız.İki buçuk yaşına kadar gelişiminde şüphe uyanan çocuklardan önemli bir kısmında uykusuzlar takıntılar artar zaten normal çocuklar da bu dönemde sinirli ve huysuz olurlar ancak YGG tanısı alan çocuklarda olumsuzluklar daha belirgin olur takıntılar gece uykusuzlukları değişikliklere karşı tepkiler daha yüksek şidette ortaya çıkar.Kardeş kıskançlıklarının bu dönemde daha az etkileyici olduğu düşünülebilir çünkü sosyal olunmayan bir çağdır .kısaca hiperativite ve nörolojik sorunların belirmeye başladığı bir dönem olmuş ve şüphelenmişsiniz
Her şey normal gibi takip edelim dedi;bu arada da işitme testi ve diğer EEG tetkiklerini yaptırdık.Kontroller sırasında orta kulak iltihabı geçirdiğini öğrenerek tedavisini yaptırdık.
Tabii konuşma olmadığı için genelde şüphelenilen konu işitme keskinliği olur .Doğal olarak siz de böyle yapmışsınız anacak EEG ye neden gereksinim duyulmuş demek ki daha önce böylesi bir sorun yaşanmış ya da göz teması sorunları artığı için petit mal nöbetlerden şüphelenilmiş
Bu arada da oğlumda hırçınlık,seslendiğimizde duymazlıktan gelme,sürekli TV düğmesini açıp-kapatmak, açık kapıları kapatmak,kolunu ısırarak kafasına vurmak,parmağını emmek ve sevdiği müziği sürekli dinlemek istemesi gibi tesbitlerimiz oldu.Tekrar psikoloğa gittiğimizde SOSYAL OTİSTİK tanısı kondu.
DSM 4 olarak adlandırılan Amerikan Psikiyatri Derneği ölçeğinde 6 ygg tanısının belirleyici olduğu düşünülür.Gelişim ;
1 kişişel –sosyal
2) dil
3) ince
4) kaba motor gelişim
Gibi dört alanda ele alındığında dört alandaki geri kalma yı otizmin gelişimi geciktiren alanları olarak sıralayabiliriz .Bu anlamda sosyal otistik sosyal gelişimdeki geri kalma mı bilemiyoruz.Sosyal otistik bazı otistiklerin sosyal sorunlarının olmadığını mı belirtiyor! .Evet halk arasında böylesi tanımlar var .Otizmi norolojik ve fizik engeller dolayısıyla gelişimin her alanındaki gerileme ve davranış bozuklukları olarak ele aldığımızda bir de atipik(nos) PDD tanımını görürüz.PDD nos da duyu engelleri zihin engelleri ya da devinsel engellerden ve DEHB dikkat eksikliği ve hiperaktivite herhangi biri tanımlamadığında sözedilir .Motor sorunlardan ilerde de söz ettiğinize göre kalem tutuş bisiklet gibi oğlunuzun tanısı a tipik (nos) gibi gözlemleniyor.
Bunun üzerine oğlumu konuşma terapisi (otizm üzerine merkez olmaması ve teşhisden emin olunamaması) için rehabilitasyon merkezine kayıt ettirdim.YAPA da çocuklarla iletişim kurabilmesi için kaydını yaptırdım (haftanın 2 günü 2 saat ).3,5 yaşında bademcik ameliyatı oldu.Bu arada cocuğumda düzelmeler oldu,konuşmaya başladı (tabii kendimizi de eğittik).4-4,5 yaşında Kısa cümleler kurmaya başladı.
Evet anne duyarlığı ile elinizden gelebilecek en iyi yola başvurmuşsunuz .Konuşma terapisi dediğinizde YGG içinde yapılması bir çeşit ritim çalışması ,ayrımlaşma çalışması mimik çalışmalarının bir kısmı yapılmış olur .
Ekolali çalışılmasa da bir çok velimiz otizm tanısı aldığında yine duyular akademik ve motor eğtimi kapsayan bütünsel bir eğitim yerine konuşma terapisi yönüne gider sizin durumunuzda görüldüğü gibi hiç yoktan iyidir.Üstelik yine devinsel çalışmaları görsel algıyı ve eğitsel olgunluk kriterlerini yakalamak için benim de bir zamanlar yayın hazırlık ve danışmanlıkta emeğimin geçtiği ya- pa dan yararlanmanız iyi olmuş.Yoktan eğitim varetmişsiniz bu anlamda sizi tebrik etmek gerekli.
Kısa cümlelerle başmaış ve televizyon izleyebilecek denli muhakemeyi geliştirmişsiniz
Konuşuyor.Bu yıl neden-nasıl-niçini merak edip sorular sormaya başladı.Eskiden TV izlemezdi,şimdi çizgi film izlemeye başladı.Özellikle Nıckoledeon kanalındaki DORA veBlunun Pati izleri ve Diego çizgi filmlerini çok severek izliyor ve oradaki sorulara cevap veriyor.Gerçekten bu çizgi filmlerin faydasını çok gördüm.TV izlemeyen çocuğum çizgi film izlemeye başladı.Dikkat süremiz biraz arttı.Bunlar tabii ki bizim için olumlu gelişmeler.
Şimdi diyeceksiniz ki sorun nedir?
Sorunum şu;oğlumda dikkat eksikliği devam etmekte.Bununla birlikte kalem tutmayı tam olarak bilmiyor.Geçen yıl özel eğitimlerle ve ana sınıfına göndererek kalem tutuşunu düzeltmeye çalıştık.Ama yeterli olmuyor.Sınırlı boyama yapamıyor.Çizgi çalışması yapamıyor.
E vet yine doğru bir yöndesiniz çalışmaların bir kısmını elinizden geldiği keder yapmıtığınız halde nos u tanımlayan özelliklerden Dehb nin getirdiği disleksi ve disgrafi ile karşı karşıya kalmışsınız. Çizgi konusunda yaşadığnız sorunların bir kısmı disgrafiden kaynaklanıyor gibi
Çok kez ağır dehb li öğrencilerimizi bize otistik diye getirirler disleksili bir çocuğu otistik tanısıyla önümüze getirdikleri olur hatta daha acısı DEHB nin hiperlali yani konuşma sorunlarınını yaşayan çocukların gördükleri “eğitim”le tamamen normal yaşantıdan uzak kaldıklarına sosyal gelişimlerinin gittikçe daha azaldığına tanık olunmuştur.
Bu noktada şunu söylemek gerekir hiperaktivitenin konuşma bozuklukları bölümünde ritim sorunlarını ve işitsel ayrımlaşmayı aşıp bir yol almışsınız ancakLaterelleşme konusunda çalışmalardan söz etmediğinize göre disleksinin ağır engeliyle karşılaşmışsınız.Birçok hiperaktif çocuğumuzda sağ ve sol kullanımı pek oturmamıştır aslında bu birçok zihin engelinde de böyledir ve karıştırmamak gerekir.Yani kullanımlardan birini oturtmak gerekir .Sağ ya da sol kullanımı oturtmanın dışında göz akışlarını soldan sağa yukarıdan aşağı alacak çalışmaları yapmak gerekir .Koordinasyon bozukluğu olan çocuklar k harfini yaparken çizgileri aşağıdan yukarı yapar ve yaptıkları direkten kolları çıkarır daire yönleri saat yönündedir oysa el yazısı çalışmalarında da diğer çalışmalarda da çizgiler hep yukarıdan aşağı ve soldan sağa gider .Bu alışkanlıkları kazanmak için çeşitli cd ler çizim çalışmaları ve özellikle resim çalışmaları yapmak gerekir .Bu konıda henüz vakit kaybetmiş değilsiniz. Sayılar arasında altı ve dokuz da karıştırılır bu konuda kullanacağız çeşitli programlar var .Yani disleksi konusunda çalışmanız gerekiyor..
Arkadaşlarıyla sınıfta oyun oynamıyor ve konuşmuyor.. Bu konuda öğrenciyi gözlemleyerek öğretmenleri ile ilişkide olmak gerekli .Birazdan söz edeceğim devinsel gelişim çalışmaları sosyalliği de geliştirecektir.Tabii bu arada şunu da söyleyelim geneldi çocuklarımız engelli sayıldıkları normalden daha fazla ihtimam görürler Sözgelimi yemek eğitimi sosyal eğitimler arasındadır yemekte ona yemek yedirmemeniz yeme saatlerini düzenlemeniz gerekiyor
Ama sayıları ezberliyor
Bu görülebilen bir şey, kullanalabilecek bir özellik Montessori insanın kendi kendi kendini tedavi özellğinden sözeder .Sayılardaki akışkanlık ve yapı onun sevecği etkinliklerle düzenlenebilir
İngilizce kelime ,renk ve sayıları öğreniyor.Haftanın günleri,ayları sayabiliyor.Şarkıları öğreniyor.Ama bunları sınıfta arkadaşları ve öğretmenleriyle paylaşmıyor
.Tüm bu özellikler hatta ekolalisi yani son söyleneni tekrar (söz etmemişsiniz ama oluduğunu tahmin ederim)sen ben çoğul tekil ,olumlu olumsuz kullanım (su olmayan elin hangisi gibi) nasılsın denildiğinde iyisin demesi gibi,kendinden üçünü tekil sahıs olarak söz etmesi gibi evet hayır kullanımına alışması gibi yapılacak bir çok çalışma var.Bu çalışmaların ailenin izin verdiği kadarını yapabiliriz çoğu kez .
Kaba motor ve ince motor kasları tam olarak gelişmemiş.
Motor gelişim kasla bağlantılı değildir.Çok kez sizin kullandığınız gibi kas olarak okullanılır anacak hareket organizasyonları ve norolojik dağılımla ilgilidir .Elleri şıklatmak eliyle bir iki üç dört yapabilmek elle kolla konuşabilmek ince devinsele bağlı hareketlerdir.Konuşma da ince devinsel bağlı bir eylemdir . Büyük motor dediğimizde tek ayak üstünde durmak geri yürüyebilmek top atıp tutmak gibi bedensel büyük hareketlerden söz edilir uzun ve performanslı yürüyüşler konuşmadaki kelime sayısını artırır daha uzun cümleler kullanılabilir Özel eğtim okullarında ve rehabilitasyon merkezlerinde beden eğitimi öğretmeni açığı gerçekten çok büyüktür .Uzun yürüyüşler yaptığınızda çocuğunuzun konuşmasındaki gelişimi göreceksziniz istersiniz yürüyüş sırasında sporcuların kullandıkları ağırlıkları bileklerine takabilirsiniz.Yürüyüş sırasındaki püflemelerle dudak pisiko motorlarına kadar varan gelişmeler yanı sıra aşırı hareketi düzernleme konuşma ritmini düzenleme de devreye girecektir
Yeterli gıda almadığı için sağlıksız besleniyor.Çünkü yemek yedirmek bizim için büyük işkence.
Yemek düzenini normal bir çocukta nasıl gerçekleştiriyorsanız sizin koşulunuzda da aynıdır.Porsiyonları onun gözünü doyurmayacak boyutlarla başlatın, yemek saatlerine dikkat edin çocuk gelişimci öğretmenler size bu desteği verecektir.
Kabızlık sorunumuz bulunmakta.
Çocuklarımızın çoğunlukla yemek düzenleri bozuk olduğu için kabızlıkları da vardır .Kabızlık neredeyse otistik bir özelliktir Freud kabızlık ve malına düşkün olmakla ilgili anal teorisinde öğrencilerimize baktığımızda hep haklı çıkmıştır.Hareket organizasyonlarının ters dönmesi anal bir yapıya dönüşür kimi öğrencilerimiz oyuncakları bile ters kullanır .Kabızlığı yeme düzeni ve zeytinyağlı yiyeceklerle aşabilirsiniz sanırım koku konusundaki aşırı hassasiyeti nedeniyle zeytinyağı ile arası iyi değil.Bir çok öğrencimiz de kıtırtılı yiyecekleri ve kolayı sevdiği için zaten kabızlığa uygun olan yapısını daha çok kabizlıkla pekiştirir.
Bu arada takıntılarımız şekil değiştirdi.Okuldaki bilgisayar,müzik seti,DVD ve TV ile sürekli oynamak istiyor.Özellikle CD çıkarıp-takmaktan büyük zevk alıyor.CD ile dolaşıyor.Eve geldiğinde de aynı şekilde DVD,bilgisayar,TV açıp -kapama ,CD takıp -çıkartmakla uğraşıyor.Kaldırmak istediğimizde de hırçınlaşıyor.Hatta bir ara doyuma ulaşabilsin diye serbest bıraktık.Ama 1 saatin içinde kaç defa CD takıp çıkardı hatırlamıyorum.
Demek bu konuya ilgisi var eğitimi sırasında bilgisayar kullan mıyor mu? Öğrencilerimiz bilgisayara düşkün olduğu halde bir çok yerde bilgisayarların çocuklardan kıymetli olması böylesi davranışlara yol açıyor .Bu sorun eğitimsel olarak giderilebilir .
Dikkat eksikliğimiz devam etmekte.
DEHB için özel olarak çalışmanız ve hekim kontrolüne girmeniz gerekli
Parmak emiyoruz.Kolunu ısırıp kafasına vurma işlemi sık olmasa da devam ediyor.
Bu davranışların bir kısmı eğitimsel olarak çözümlenebilir( yalnız son zamanlarda köpeklerde bile kullanılmayan şartlanma teknikleri karşınıza çıkarsa dikkatli olmanızı öneririz )Bir doktor kontrolünde olmanız ve öğrencimizin uykusu dahil kontrole girmesi gerekir.duygusal toleransını da biraz artırmak Gerekli daha önce belirtildiği gibi özel durumları gereği bu tarz çocuklara yapılan aşırı korumalar onların öz disipline de zarar verebiliyor.
Tanıştığı insanlarla ve arkadaşları kendine seslendiğinde gözünü eli ile kapatmakta.(Bir ara azalmıştı,yine tekrarladı.ce..oyunu oynar gibi).
Bu da dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna bağlı bir davranış.Çalışmalar sırasında zamanla geçecektir(konuşması sırasında çığlıklar varsa onlarla birlikte azalır Büyük motor çalışmalar bu davranış için çok önemlidir.Göz teması için özel çalışmalar var bunları yaptırabilirsiniz
Hala 3 tekerlekli bisiklete binip pedal çeviremiyor.
Bu konuda yıllardır yazmama karşın pek ilerleyebilmiş değlim .Üç tekerlekli bisikletlerin vitesli olanları var .Çark boyunu ayarlayıp öyle çalıştıracaksınız .Plastik bisikletlerin hele ki ön tekerlekten pedallıları bu eğitim için en kötü olanlarıdır .İyi bir bisiklet(göbekten zincirli vitesli) almanız gerekiyor.Kaba ve ince devinsel çalışmalar aslında gördüğünüz gibi tüm şikayetlerinizin odağına toplandı
Kısaca,okul hayatına adaptasyonda ve öğrenmesinde (kalem tutma-yazma-boyama) problem yaşamaktayız.
Gördüğünüz gibi tekrara dönmeye başladık konuyu toplarsak eğitim olarak
DEHB eğitiminde disleksi için özel eğitim almanız gerekiyor bu eğitim sırasında ince devinsel çalışmalar vardır.Kaba motor için yüzme eğitimi ya da uzun ya da performanslı yürüyüşler yapmanız gerekiyor yemek eğitiminde psiko sosyal kriterlere uymanız gerekiyor (kendi yemeğini yemesi yemek saatlerinde yemesi ,sofranın kuruluşuna yardım etmesi gibi).Tüm bunların yanı sıra hekim kontrolünde de olmanız gerekiyor Sonuçta atipik tanılamasında sizin durumunzda DEHB ağırlıklı sorunlar oluşmuş ve bunların giderilmesi gerekiyor
Çoğunlukla başarılı olduğunuzu siz de biliyorsunuz özellikle yemek eğitimi konusunda sıkça rastlanan bir durumdasınız(tüm türk anneleri ile birlikte aynı yanlışı paylaşıyorsunuz:) ) emin olun en kolay aşacağınız bir konu
Çalışmalarınızda başarılar dilerim
Saygılarımla
sarp bengü
Yorum (yok) Yorum yaz!
otizm ve konuşma üzerine bir mektup
benım oğlum 3 yasindan ber özel eğitim görüyor şimdi 6 yaşında.Özel egitime başladıgında dtanısı mr dı ama şimdi tipik otıstık davranışları var.Özel eğitime başlamadan önce 10 fazla kelimesi vardı her zaman kullanmasa da söylüyordu hatta su ver dıyordu.Özel eğitime başladıktan sonra tek tek kayboldu şimdi sadece çok zorda kalırsa tek kelime söylüyor mesela gel gibi 3 yıldır kreşe de gitiyor.Algılaması iyi,basıt ıkı üclü komutları yapar,sayılara lgisi var,karalama yapar.kaba motoru cok ıyı,ne yapmalıyım,nasıl kelimelerini artırmalıyım birde bu neşe balcı gibi ses terapisi yapan kişiler var insanın kafasını karıştıyorlar doğrumu bunların uygulamaları şimdiden teşekkür ederim umarım ben de size olumlu gelişmelerimi yazarım saygılarımla.
Merhaba Yeliz Hanım
blogta da şimdi yorumunuzu okudum blogda değişiklikler yapıldığı için otomatik haber verme sistemi çalışmamış mailinizden haberim oldu, geciktiğim için özür dilerim.
Notlarınızdan anladığım kadarıyla konuşma başlamışken bir geri dönüş olduğunu ve kaba devinselin iyi olduğunu ancak MR Teşhisi konduğunu belirtmişsiniz ,sanırım bu teşhis RAM tarafından konuldu eğitim almada sorunlar olduğu ve ölçümleme sorunları yüzünden böylesi tanımlarla karşılaşabiliyoruz.Ben de oğlunuzin atepik bir tablo gösterdiğini düşünüyorum.
Bir de "ses eğitimi "diyerek sanırım AİT terapisinden sözetmişsiniz.AİT terapisi aslında modern pedagoji ilkeleri İçinde olmayan ancak işitsel ayrımlaşma da gelişmeleri çok pahalı aileye öğreten bir çalışma .Yani kısa sürede verdiği bir sonuç var, çünkü işitsel ayrımlaşma önemli ama bu çalışma bir eğitimci tarafından da yapılır ve sürekli olması gereklidir.Yine de velilerimiz içlerinde eksiklik kalmasın, ellerinden geleni yaptıklarını hissetsinler ve suçluluk duymasınlar diye çoğunlukla giderler .Hiç işitsel ayrımlaşma eğitimi almamaktan iyidir tabii..
İşitsel ayrımlaşma işitsel keskinlikten yani işitememekten farklı birşeydir ,kavak sözcüğünü kabak olarak anlama yada sözcükleri anlayamama halidir.Atipik otizmde konuşamama sorunu bir çok etkenden oluşur bir yandan atipik otizm i oluşturan öğrenme bozukluğu ve hiperaktivitenin etkisiyle mutizm yani çekingenlik oluşur çocuğun kendine güveni gereklidir diğer yandan ritm bozuklukları vardır ve atipik otizmde konuşma eğitimi diğer eğitimlerden farklıdır ,dolayısıyla bir konuşma terapistinden farklı bir çalışma durumu vardır. Davranışta iletişim gereksinimi başlamadıkça sözel olarak da konuşma başlamaz.Ritim bozuklukları ve kaba devinsel sorunlar giderildiğinde konuşma gelir ama her çocukta farklıdır. Aslında okuma yazma için yapılan çalışmalar konuşma için de yapılan çalışmalardır.Her çocukta eğitim başka ilerler ,aile durumu bir hastalık değil bir farklılık olarak görüp çocuğa güven verirse çocuktaki başarı farklı olacaktır.
sarp bengü
Yorum (yok) Yorum yaz!
otizm de eğitim anlayışı
Otizmde eğitim anlayışı psiko pedagojik kökenlidir.Öğrenime engel olabilecek farklı nörolojik yapıları okul olgunluğu ve gelişim envanterleri temelinde saptayarak geliştirme amaçlı olmalıdır
Konuya böyle yaklaşıldığında her çocuk için başta yapılacak ölçme ve değerlendirmeler sorucunda çıkacak bir eğitim programı vardır ve bu program genel yapı olarak
ritimleme
leteralleşmenin oturması
kaba devinsel çalışmalar
ince devinsel çalışmalar
dil gelişimi
pisiko sosyal gelişim ve kişilik gelişimi temelinde ele alındığında ailenin ve eğtimcilerin koordinasyonunda yapılacak çalışmalardır.
Atipik yapı içerisinde tanımlanan çocuklarımızdaki öğrenme zorlukları içinde okul olgunluğu ölçütlerinin geliştirilmesi için yapılacak çalışmalar sırasında kullanılacak kimi şartlama programlarının
a9insanı değerlere uygun olması
b) direk olarak öğretim amaçlamaktan çok öğretimi geliştirecek yöntemler olması gerekir( sağ ve sol un oturması devinsel gelişimin açılması gibi)
Böyle olduğunda çocuklarımızın tam anlamıyla bir takım çalışması içinde yetiştirilmesi gerekmektedir .
(Devamı var)
Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::